Micro four thirds kameralar arasında bana sorarsanız görüntü itibariyle çıkmış en güzeli diyebilirim. DSLR benzeri retro görüntüsü, renkleri, boyutu… gerçekten Olympus çok iyi bir iş çıakrtmış. Fakat özellikleri ve görüntü kalitesi de görüntüsü kadar başarılı mı?

Bir çok inceleme sitesi bu kamera hakkında incelemeler yayımladı. 16mp yeni nesil mft sensör, 5 axis image stabilization, electronic view finder yanına tiltable dokunmatik ekran, suya ve hava koşullarına dayanıklı… saymakla bitmiyor bu güzel makinenin özellikleri. Peki kullanımı nasıl?

Bir arkadaşım sağolsun, uzunca bir süre geçirme imkanı buldum bu güzel makine ile.

Auto focus hızı:

Yeni nesil (Olympus PEN E-P3 itibariyle) çıkan mft kameraların en önemli özelliği focus hızı. Gerçekten elinizi değdiri değdirmez deklanşöre, fotorğafı çekiyor. Ve focus u kaçırdığı çok ama çok andir gözüküyor. Günümüzde DSLR larda phase detection denilen AF sistemi kullanılmakta, fakat bu aynasız kamerlarda Contrast AF denilen sistem kullanılmakta ve DSLR ların af konusunda bu nedenle çok daha hızlı olduğu söyleniyordu. Taa ki Oly ve Pana yeni kameralarını çıkartana kadar. Gerçekten çok hızlı. Eski bir kamera da olsa, sahip olduğum Nikon D80 ile kıyasladığımda af hızının çok daha hızlı olduğunu test edip onayladım. Bu testi de, her iki makineyi sonsuza odaklayıp, aynı mesafeden aynı objenin fotorğafını çekmeye çalışarak yaptım. Tamam bilimsel bir test değil, ama beni yeterince tatmin etti. Fakat netliği sonsuza almadığımızda, D80 im ile aynı zamanda tepki verip fotoğraf çektiğini, hatta D80 in birazcık daha hızlı tepki verdiğini söyleyebilirim. Ama bu bahsettiğim fark o kadar da fazla değil, sonuç oalrak bilimsel bir test olmadığı için belki de kameranın deklanşörüne basılmasındaki farklılıkalrdan da oluşabilir. Ama genel olarak, Olympus’un D80 imden daha hızlı af yapan ve en az onun kadar hızlı tepki veren bir kamera olduğunu söyleyebilirm.

Görüntü kalitesi

Olympus E-M5, 16 milyon piksellik 4/3 inç lik bir sensör barındırmaktadır. Bu sensör, normal giriş, ve orta seviyeli DSLR ların çoğundan daha ufak sensörler olmakla birlikte aradaki fark o kadar da fazla değildir. Ama bu boyut farkından dolayı da, sıradan DSLR ların daha fazla ayrıntı kaydetmesi beklenmektedir. Ne yazık ki elimde kıyaslayabileceğim yeni nesil bir DSLR yok, elimdeki D80 ile kıyaslamak için de yan yana fotorğaflar çekmedim, ama D80’in sonuçlarının daha temiz olduğuna inanıyorum.

f/5.6, 1/30 ISO 200 @17mm
f/5.6, 1/30 ISO 200 @17mm

omd_res_test

Fotoğraflardan ilki ortadan, ikincisi ise köşeden kesilmiştir ve baktığınız zaman her iki fotorğafın da fazlasıyla detay barındırdığını görebilirsiniz.

Aynı şekilde sensör boyutuyla alakalı olarak, ISO ve dynamic range (dinamik aralık) i de muadili dslr’lar kadar iyi olmadığı yazıyor, özellikle bilimsel test insanları DXOMark adlı sitenin elde ettiği sonuçlar bu yönde.

Fakat gerçek hayatta, bu makineler nasıl sonuç çıkartıyor iş dynamic range ve ISO ya gelince?

Makine 200-25600 iso aralığıdna fotoğraf çekmenize izin veriyor. 20-3200 ISO aralığıdna gayet iyi sonuçlar verirken, 6400 isoda kullanılabilir, ama daha az ayrıntı barındıran, 6400 ISO dan sonra ise gerçekten renk ve ayrıntıları sapıtmış sonuçlar vermektedir. Dışarıda kullanıldığında ise, bir DSLR ile kıyaslarsak, düşük iso da bile daha fazla gürültülü resimler vermekte olduğunu düşünüyorum. Aynı kare üzerinde aynı değerlerle bir çekim yapamadım, ama yapsaydım fark olacağı inancını taşımaktayım.

Aşşağıda da görülebileceği  üzere, ISO 3200 e kadar, fotorğaflarda noise olsa da, yeterince ayrıntı barındırıyor, yani bu fotorğaflar gayet kullanılabilir (Tamamen benim hatam, 3200 ISO da makineyi baya sarsmışım, keşke bir tane daha kare çekseymişim, ya da kontrol etseymişim ne çektiğimi) . Iso 6400 de ise renkler sağılmaya başlamasına rağmen, hala yeterince ayrıntı barındırmaktadır fotorğaf. özellikle büyük baskı alınmayacaksa, ya da fotoğraf croplanmayacaksa, bence gayet kullanılabilir durumda. Fakat 6400 ISO dan sorna işler değişmeye, renkler iyicene dağılmaya ve de ayrıntı iyicene kaybolmaya başlıyor.

iso_test

Dinamik aralığın ise gene DSLR lardan daha az olduğu düşüncesindeyim. Gene dediğim gibi birebir bir kıyaslama yapamayacağım.

IS (Image Stabilization)

Hadi görüntü dengeleyici ya da sabitleyici diyelim. Her marka genelde kendisi bir ad koyar: Nikon için VR (Vibration reduction) mesela. DÜşük ışık koşullarında sizin daha stabil yani titreşimden uzak görüntü elde etmenizi sağlar. Bugüne kadar bu sisteme olan inancım sıfırın altında seyrenderken, Olympus’un sahip olduğu bu sistem ile adeta şaştım kaldım. Gerçekten muadillerinden çok daha farklı, gerçekten muhteşem. Bu güne kara Nikon’um da bu sistemi hiç kullanmazken, Olympus’um olsaydı kesinlikle bu özelliği çok kullandırdım. Gerçekten fark var. Olympus zaten bu makineye 5 axis image stabilization koymuştu, ve ilk kez bu modelde denemişti. İşe yarıyor…

Her iki fotoğraf da f/3.5 diyafram, 1/6 enstantane ve 400ISO da çekilmiştir.
Her iki fotoğraf da f/3.5 diyafram, 1/6 enstantane ve 400ISO da çekilmiştir.
Her iki fotoğraf da f/3.5 diyafram, 1/6 enstantane ve 400ISO da çekilmiştir.

Vizör

Olympus, bu kameraya elektronik bir vizör yerleştirmiş. Kaç mp dir çözünürlüğü bilemiyorum, ama gerçtekten DSLR’larda kullanılan optik vizörden sorna beğenmedim. Kaldı ki Tiltable dokunmatik ekran varken bu vizörü kullanmak ne kadar gereklidir, tartışılır. Kullanmak isteyen kullanır tabi, hatta optik vizöre tercih edenler bile var, saygı duyuyorum, ama benlik değil kesinlikle.

Ekran

Yüksek çözünürlüklü dokunmatik, tiltable (bu kelimeyi Türkçeye çeviremedim, oynar başlıklı mı desem acaba bilemedi) bir ekranı var ve kullanması gerçekten çok zevkli. Deklanşörü çok az kullandım bu ekranı kullanırken. Dokunuyorsunuz ekrana, ekran anında dokunudğunuz noktaya fokusluyor ve çekiyor. Ekranın oynar başlıklı olması ve değişik açılarda kullanmanıza imkan vermesi de gerçekten kendilerini çok daha kullanışlı yapıyor. Mesela ben, ekranı 90 derece yukarı bakacak şekilde çevirip, o şekilde bir çok kare çektim. Çok kullanışlı çooook.

Kullanılabilirlik

Bir kamera aldığınızda, kameranın size ne gibi kolaylıklar sunduğu ve kendisini ne kadar kolay kullandırttığı çok önemlidir. Fotoğraf çekeceğim diye menülerde kaybolmak, enstantane, diyafram değiştirmek için binbir düğmelere basmak gerçekten kullanıcıyı çok yonar şeylerdir. İşte Olympus, E-M5 ile elinize çok güzel, kullanışlı bir kamera vermiş. Bir sürü tekerlek ve ihityaca göre düzenlenebilen bir çok düğme koymuşlar. Siz bu düğmelere dilediğiniz (genelde sıkça kullanacağınız) özellikleri atayıp, kamerayıd aha da kullanışlı bir hale getirebilirsiniz. Zaten kaemra yeterince hızlı tepki veren bir kamera, bir de bu düğmeleri dilediğiniz özelliklerle donatarak fotoğraf çekmeyi adeta bir orgazım haline getirebilirsiniz. Fakat D80’imde olan, fakat bir çok giriş seviyesi ve de aynasız fotoğraf makinesinde bulunmayan, tepedeki ufak lcd’yi çok aradım. Ordan duruma göre, dilediğim enstantane ya da diyaframı seçip, çok daha rahat çekim yapabiliyorken, burda ya ekranı açık bırakmanız gerekiyor (ki daha fazla pil yediğini öğrendim) ya da her defasında vizöre bakmanız gerekiyor, ki gayet irite edici bir durum. Kaldı ki bir çok giriş seviyesi dslr’da da bu minik ekran yoktur, ve bütün bu ayarları ana ekrandan yapmak zorundasınızdır, o bile yeterince pratik gelmiyor bana. keşke böyle bir ekran konabilseymiş. Fakat bütün bunların yanında, makinenin özellikleri sond erece değiştirilebilir ve de isteğinize uygun hale getirilebilir. Yani gayet kullanışlı.

Ergonomi

Boyutuna rağmen, e-m5 in beklenmedik bir ağırlığı var. E bu boyutlarda ve bu ağrılıktaki bir makineyi da taşımak bence rahat olmuyor. Şahsım fotorğaf makinelerini askılarıyla taşımayı seven birisi değildir. Askıyı çıkartırım, ve gerektiği zaman bütün gün elimde makinem dolaşırım, fakat e-m5 te bu pek de mümkün değil. Çünkü elinizi koyduğunuz grip kısmı çok yetersiz, ve makine ufak olduğu için alttaki iki parmağınız dıaşrıda kalıyor, yani makineyi kavrayamıyorsunuz. Baş parmağınızı dayayabileceğiniz arkada bir çıkıntı var, ama bana çok anlamsız ve yetersiz geldi. Ellerim biraz büyük, ya da bu makine ergonomi olarak sınıfta kalıyor. kesinlikle taşırken kendimi ve elimi rahat hissetmedim. Bu açıdan sınıfta kalıyor diyebilirim.

HTC Wildfire
HTC Wildfire

Görüldüğü üzere, bu güzel alet, emektar D80’imden çok daha ufak. Daha ufak bir lens ile (herhangi bir prime ya da standart 14-42 bile olabilir) birlikte çok daha taşınabilir boyutlarda olacaktır. Eminim ki daha ufak bir lens aynız amanda makineyi hafifletecek ve de taşımasını da kolaylaştıracaktır.

Boyut

Boyutları ufak, fakat boyutlarına göre ağır. D80’imle hemen hemen aynı ağırlıktalar. Fakat Ufak boyutları nedeniyle taşımak dediğim gibi biraz sıkıntı. Fakat, bu makineyi bir pancake ya da kısmen daha ufak bir lens ile kullanırsanız, montunuzun falan cebinde taşıyabilirsiniz. Bence bu açıdan tatmin edici. Fakat bence çok kullanışsız olan vizörü, e-m5 in boyutlarını da büyütmüş. Bu açıdan vizörü olmayan bir model daha tercih edilesi olabilir.

Sonuç

Kullandığım kadarıyla, sevdim ve eğlendim. Fotoğraf çekmeyi güzel bir hale sokmuşlar özellikleriyle. Sevmediğim özellikelri olsa da, genel olarak geçirdiğim vakitten gayet keyif aldım ve de keşke daha fazla vakit geçirebilseymişim dedim (Eminim bu olympus da bana karşı benzer duygular beslemiştir). Daha da vakit geçriebilseydim, kesinlikle D80 ile, ya da daha yeni bir DSLR ile kıyaslardım, vaktimiz darmış ne yazıkki.

Kullanırken 12-50mm kit lens ile kullandım, lens, iyi bir aralık verse de, çok beğendiğimi söyleyemem. Bİr kere lensin zoom halkasını beğenmedim. Ayrıca lens ince olmasın rağmen, çok uzun, ve bu makinenin taşınaılabilitesini etkiliyor (:/). Eminim ki bir pancake, ya da kısmen ufak bir prime lens ile çok daha verimli olurdu.

Hoşuam giden bir diğer konu ise makinenin gerçekten çok daha görünmez olması. Elektronik vizörü kullanmadığınızda, ve tiltable ekranı yukarıya çevirdiğinizde, insanlar neyi çektiğinizi anlamıyor bile, anlasa da rahatsız olmuyorlar. Zaten makinenin, dslr ların aksine insanlar tarafından daha sempatik karşılanacağına inancım tam.

Son olarak diyebileceğim, makineyi gerçekten beğendim. Keşke daha fazla zaman geçirebilseymişiz, keşke benim olabilseymiş. Ama iş almaya geldiğinde, kendisine tercih edeceğim kameralar kesinlikle var. Çok daha ucuza elde edebileceğiniz bir Olympus PEN E-PL 5 var. Çok daha ufak boyutta, çok daha hafif, ve “bence” anlamsız olan elektronik vizör yok. Çok isterseniz, para verip ekstradan bir elektronik vizör de alabilrisiniz. Ayrıca aynı sensörü kullanıyor. Tamam OMD de olan bir çok özellik yok, düğmeleri daha az, boyutu daha ufak, peki ama zaten bu kameraların bence amacı zaten daha kolay taşınabilir olması. PEN E-PL5, 17mm f2.8 pancake lens ile, kotunuzun cebine olmasa bile, bir çok cebinize girer, yanınızda taşırken ağırlık yapmaz. Hatta dslr’nizin yanına ikinci bir kamera olarak alıyorsanız, yerine sabit objektifli başka modelleri de tavsiye edebilirim. Ama alınmasını bu makinenin, kesinlikle gereksiz görmüyorum. Dedim ya, sadece bazı özellikler bana hitap etmiyor, ama bu demek değil ki herkes benim gibi düşünecek.

Kamerasını bana kullandırıp, bu yazıyı yazmama vesile olmuş Mehmet Kayalıoğlu’na ayrıca teşekkür ederim.

Bu makine ile çektiğim bazı fotorğaflar:

f/5, 1/500, ISO 200 @17mm, Istanbul 2013
f/5, 1/500, ISO 200 @17mm, Istanbul 2013
f/9, 1/500, ISO 200 @17mm, Istanbul 2013
f/9, 1/500, ISO 200 @17mm, Istanbul 2013
f/6.3, 1/500, ISO 400 @50mm, Istanbul 2013
f/6.3, 1/500, ISO 400 @50mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/500, ISO 640 @ 12mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/500, ISO 640 @ 12mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/400, ISO 250 @12mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/400, ISO 250 @12mm, Istanbul 2013
f/5, 1/400, ISO 200 @12mm, Istanbul 2013
f/5, 1/400, ISO 200 @12mm, Istanbul 2013
f/20, 1/25, ISO 200 @50mm, Istanbul 2013
f/20, 1/25, ISO 200 @50mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/600, ISO500, @12mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/600, ISO500, @12mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/640, ISO 500 @12mm, Istanbul 2013
f/3.5, 1/640, ISO 500 @12mm, Istanbul 2013
f/4.7, 1/640, ISO 3200 @21mm, Istanbul 2013
f/4.7, 1/640, ISO 3200 @21mm, Istanbul 2013
f/6.3, 1/40, ISO 200 @13mm, Istanbul 2013
f/6.3, 1/40, ISO 200 @13mm, Istanbul 2013

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s