Sokak Muhabbetleri: Çağdaş Kul

Sokak muhabbetlerinde bu ay zeka dolu kareleriyle bakanları büyüleyen, işlerinden hem keyif hem de ilham aldığım Çağdaş Kul ile fotoğrafa dair konuşacağız.

Biraz kendinden bahseder misin?

1991 Amasya/Merzifon doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 2015 yılında mezun oldum. 4 yıldır İstanbul’da yaşıyorum.  Sokak fotoğrafına olan tutkum 3 yıldır sürüyor.

Fotoğrafa dair ilk anın ne?

Küçüklüğümde evimizin balkonunda bazen parmaklarımla küçük bir yuvarlağı(çerçeve) gözüme dayayıp uzaktaki insanları ve nesneleri o çembere dahil ederdim. Bundan keyif alırdım. 

Fotoğrafa nasıl başladın?

Bilinçli bir serüven gibi başlamadı fotoğraf. Üniversitenin ilk yıllarında aldığım derslerin sıkıcılığı ve yoğunluğu beni mutlu olabileceğim bir arayışa itti. Dslr fotoğraf makinesi almaya karar verdim. Fotoğrafın teknik meseleleriyle meşgul oldum ve bunun ötesine geçemedim.

Seni sokak fotoğrafçılığına ne yönlendirdi ve sokak fotoğrafçılığına nasıl bir yaklaşımın var?

2016 yılında İstanbul’da yaşamaya karar vermem, hayatıma yeni bir soluk getirdi diyebilirim. Üniversite yıllarında arzu ettiğim şekilde vakit ayıramadığım fotoğrafa, bu etkileyici şehirde tekrar geri dönmek, benim için önemli bir fırsattı. Bu süreçte kişisel zevklerim, eğilimlerim ve hayata bakışım beraberinde şekillendi.

Fotoğrafçılığın türleri arasında beni en çok kendine çeken; içinde özgünlüğü barındırması, kendine sorular sorup cevap ararken samimi bir şekilde hayatın içinden yanıtlar vermesi ve öznel bir refleksle fotoğrafı ortaya çıkaran insanın bakış açısına dair ipuçları içermesi gibi özellikleriyle sokak fotoğrafçılığı ona sıkıca bağlanmamı sağladı.

Yaklaşımımı etkileyen şeyler her geçen gün değişse de, dinamikleri itibariyle sokak fotoğrafı cazibesini benim için hep korudu.

Fotoğrafa yeni başlayan haline ne gibi tavsiyeler verirdin?

Yolun henüz başında olduğumu düşündüğüm için bu soruya cevabım sınırlı olacak; İlk başlarda teknik bilgi ve birikimin fotoğrafçılığı domine ettiğini sanırdım. Bunun bir yanılsama olduğunu kendime söylemekle başlayabilirdim.

İlham “aldığın fotoğrafçılar kimler?

Harry Gruyaert, Alex Webb, David Alan Harvey, Gustavo Minas , Charalampos Kydonakis aklıma ilk gelenlerden.

Seni en çok etkileyen 5 fotoğraf kitabı hangileri?

Ernst Gombrich-Sanatın Öyküsü. Ernst Gombrich-İmge ve Göz. Tufan Palalı-Fotoğraf Zihinsel Şey. John Berger-Görme Biçimleri. Roland Barthes-Camera Lucida

Fotoğraf çekmeyi sevdiğin yerler

İnsanın kendine yabancılaşmadığı her mekan sokak fotoğrafı için uygundur diye düşünüyorum. İstanbul’da yaşadığım için çoğunlukla burada fotoğraf çekiyorum. Fakat seyahat ettiğim yerlerde fotoğraf çekerken de aynı hazzı yaşıyorum. 

Zamanla fotoğrafa yaklaşımın ve tarzın nasıl değişti?

Geçmişten günümüze, görsel sanatlar, edebiyat ve felsefenin birbirleriyle etkileşim halinde olmalarından dolayı, bizlerin bu etkileşimden kopmadan yeni sorular sorarak- özellikle çağdaş olan/olması gereken nedir?- sürdürmemiz gerektiğine inanıyorum. Sokak fotoğrafçılığına olan bakış açımdaki değişimin de ; ‘’Çağdaş olan/olması gereken nedir?’’ sorusundan beslendiğini düşünüyorum.

Kullandığın ekipman ne ve sence ekipman ne kadar önemli?

Aynasız fotoğraf makinelerinin ve 35 mm’e denk gelen sabit açılı lensi tercih ediyorum. (Fujifilm x100f). Fotoğrafçının , fotoğraf makinesiyle kurduğu organik bağın kıymetli olduğunu düşünenlerdenim.

Renkli mi siyah beyaz mı?

Çektiğim fotoğrafın hangisine uygun olduğuyla ilgili değişiyor. Tercihim renkliden yana.

Fotoğraf çekerken müzik mi yoksa sokağın sesini mi dinlemeyi tercih edersin

Ruh halime göre değişkenlik gösteriyor. Çoğunlukla sokağın sesi iyi geliyor.

Bir sahne üzerinde mi çalışmayı mı yoksa yürürken karşına çıkan anları mı fotoğraflamayı tercih edersin?

Sokak fotoğrafının doğası gereği samimi olması gerektiğini düşünüyorum. Bazı anlarda hareketli öğelerin fazla olmasından dolayı, anlık ve dürtüsel  hareket ederken, bazı anlarda ise estetik kaygı duyarak, kompozisyon belirleyip, öğelerin dengeli yerleşimi için, kendime ve fotoğrafa zaman tanımayı tercih ediyorum.

Fotoğraf çekmeye tek başına mı çıkmayı tercih ediyorsun yoksa diğer fotoğrafçılarla mı?

Tek başıma çıkmak, konsantrasyonumun artmasını sağlıyor. Elbette dostlarla tesadüfen karşılaşmak, ayaküstü sohbet etmek mutlu hissettiriyor.

Tek bir lens seçme şansın var hangi odak uzunluğunu seçersin?

35 mm sokak fotoğrafçılığı için ideal bir açı.

Gelecekteki planlarından biraz bahseder misin?

Kolektif ya da kişisel bir kitap fikri beni heyecanlandırıyor. Ama bunun nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir yol katetmiş değilim.

Sergi konusuna gelince; sergilemenin değişen, dönüşen, dönüşmesi gereken biçimi üzerine bir süredir düşünüyorum ve bu konuda şimdilik bir plan yapmaktan kaçınıyorum. Bu konunun üzerinde tartışılması gerektiğine inanıyorum. 

Bana bu fırsatı verdiği için Sokak Hikayeleri’ ne çok teşekkür ediyorum. Sevgiler.

Çağdaş Kul’un işlerine aşağıdaki bağlantıdalardan ulaşabilirsiniz:

Instagram: @cagdas_kul

Kerem Nasipoglu

Social documentary photographer & Content creator

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s