Sokak Muhabbetleri: Hilal Keskin

Sokak Muhabbetlerinin bu ayki konuğu gölgeler ve ışıkla adeta oyunlar oynayan, karelerine eklediği katmanlarla fotoğraflarına daha da derinlik katan Hilal Keskin. Ayda bir yayınladığımız Sokak Muhabbetleri röportajlarına bu ay İlker Karaman’ın tavsiyesiyle de yeni bir soru da ekledik. Eğer sizlerin de fotoğrafçılardan cevabını duymak istediğiniz sorularınız varsa yorumlara ekleyebilir, ya da sosyal medya hesaplarınan bizlere ulaştırabilirsiniz.

Merhaba Hilal, önce kendinden bahseder misin?

1988’in Ağustos’unda Türkiye’de doğdum. İstanbul Üniversitesi’nde matematik okudum. Şu anda Matematik öğretmeniyim. Öğretmenlik yaptığım anlarda bile aklımın bir tarafı hep fotoğrafta oluyor. Uzun süre fotoğraf çekemeye çıkamadığım zamanlarda (ki bu bir kaç hafta demek) rüyalarımda fotoğraf çekiyorum ve belki de dünyada var olmayan bi yerde ya da var olmayan insanların olduğu fotoğraflar kovalıyorum. 

Fotoğrafla dair ilk anın ne?

Fotoğrafa dair ilk anım çocukken aileme ait analog makineyi kurcalarken filmleri yaktığım an sanırım 🙂 yarısından çoğu dolu olan filmde anı fotoğrafları çöp olmuştu.

Fotoğrafa nasıl başladın?

Fotoğraf çocukluktan beri büyüleyici bir şeydi benim için Ancak 25‘ime kadar kendime ait bir makinem olmadı. Makinemi alınca temel eğitim de almaya karar verdim. Sonrasında Görsel Kültür atölyesine katıldım.

Seni sokak fotoğrafçılığına ne yönlendirdi ve sokak fotoğrafçılığına nasıl bir yaklaşımın var?

Makinemi çözmeye ve fotoğraflar üretmeye başladığımda “Magnum Photos“ fotoğrafçılarını fark ettim. Onların fotoğraflarını incelerken benim görsel algımın ve yapmak istediğim şeyin sokak fotoğrafçılığı olduğunu anladım.  O sıralarda İstanbul’da tanıştığım Alphan Yılmazmaden ve Ufuk Akarı’nın tarzlarını çok beğendim ve sokakta olmam gerektiğini beni en çok bu tarzda fotoğraflar üretmenin mutlu ettiğini fark ettim. Daha çok okudum, kendimce fotoğraf okumaları yaptım. 

Sokakta ışık, gölge, silüetler, grafik, anlık gelişen olayları fotoğraflamayı ve fotoğraflarıma kendi yansımamı ya da gölgemi katmayı seviyorum. Bu beni o ana daha da ait hissettiriyor. 

Fotoğrafa yeni başlayan haline ne gibi tavsiyeler verirdin?

Hafıza kartım dolduğunda kartta ne varsa herhangi bir eleme ya da seçim yapmadan depoluyordum. Fotoğraf silmek konusunda ciddi şekilde eksiktim. Kendime daha dikkatle arşivlemem gerektiğini söylerdim.

İlham “aldığın fotoğrafçılar kimler?

Başta Lee Friedlander ve sonra Matt Stuart, Martin Parr, Bruce Gilden, Alex Webb, Vivian Maier, Vineet Vohra.

Seni en çok etkileyen 5 fotoğraf kitabı hangileri?

Haluk Çobanoğlu – “Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?”

Susan Sontag “Fotoğraf Üzerine”

Jale N. Erzen “Fotoğraf Notları”

Ian Haydn Smith “ Fotoğrafın Kısa Öyküsü”

John Berger “Görme Biçimleri”

Hala okumam gereken çok kitap var. Fotoğraf hakkında kitap okudukça bakış açısının çeşitlendiğini düşünüyorum. 

Fotoğraf çekmeyi sevdiğin yerler

En çok İstanbul aslında. İstanbul ‘da Eminönü, Galata Köprüsü. Artık yaşadığım yer olan Eskişehir’de üretmekten de keyif alıyorum.

Zamanla fotoğrafa yaklaşımın ve tarzın nasıl değişti?

Başladığım zamanlarda makineye doğru ışığı yakalamaktı daha çok amacım ama zamanla sokakta bana ilginç gelen anlar, insan yüzleri ve halleri, grafikler, gölgeler peşinde olmaya başladım. Başlarda flaşlı çekime çok uzakken şimdilerde flaşlı fotoğraflar deniyorum.

Hikayesini sevdiğin bir fotoğrafın var mı ve bizimle hikayesini paylaşır mısın?

Sokak fotoğrafında olduğu gibi çekmek ve müdahalesiz olması daha çok hoşuma gidiyor. Bu fotoğrafı çekerken bu iki çocuk bir kamyonetin ön tarafında kapılar ve camlar kapalı şekilde oyun oynuyorlardı, ben onları çekmeye yaklaşınca bir anda kız çocuğu cama iyice yaklaştı, diğeri ise camdaki buğuya bir kalp çizdi, sanırım ne yapmalarını söylesem bu kadarı olmazdı.

Hayalindeki fotoğrafı anlatır mısın?

Hayalimdeki fotograf; aslında rüyamda çektiğim bir fotoğraf var. Bir pazar yerindeyim cok renkli heryer ve genellikle yetişkinlerle dolu ve bu yetiskin insanlar çok renkli giyinmişler, kalabaligin rengarenkligine zıt pazar cadirlarinin arasinda bembeyaz giyinmiş çocuklar oyun oynuyor. Çocuklardan biri epey yakin bana geniş aciyla hem çocukları hem de baska evrenden gelmis gibi yabanci kaldıkları pazar ortamini alıyorum kadraja.

Kullandığın ekipman ne ve sence ekipman ne kadar önemli?

Fujifilm XT-3 aynasız makine ve 10-24 mm lens kullanıyorum. Hafif ve pratik olması sokakta beni daha rahat kılıyor. 

Bence sokakta fotoğraf çekmek için hafif ve seri kullanılabilecek ekipman seçmek önemli.

Gelecekteki planlarından biraz bahseder misin

Kişisel sergi hayali kuruyorum.

Belki yurtdışı kaynaklar olduğu gibi Türkiye’de de sokak fotoğrafçılarının derlendiği bir albüm yapılır böyle bir çalışmada yer almayı çok isterim.

Kendimce oluşturmaya çalıştığım seri fotoğraf projelerim var umarım hepsi gerçekleşir.

Hilal Keskin’in işlerine şuralardan ulaşabilirsiniz:

http://www.instagram.com/hilal_keskin

Kerem Nasipoglu

Social documentary photographer & Content creator

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s