Sokak Muhabbetleri: Alphan Yılmazmaden

Sokak Muhabbetleri, fotoğrafçılarla yaptığım ve onların fotoğrafa bakış açılarını ve tecrübelerini okuyuculara aktarmaya çalıştığım bir röportaj serisi. Bunun ilk konuğu da Alphan Yılmazmaden. Alphan’ın işlerini uzunca bir süredir takip ediyorum. Sokakta, kaosun içerisinden çıkardığı yalın fotoğraflar ile sokağın havasını, kokusunu çok güzel aktardığını düşünüyorum. Hem tecrübesi hem de sokak fotoğrafçılığına kattıkları nedeniyle ilk röportajı kendisi ile yapmak istedim.

Merhaba Alphan, önce kendinden bahseder misin?

Türkiye 1962 doğumluyum. Gemi İnşaat Mühendisiyim. Fotoğraf eğitimi için çeşitli atölyelere katıldım. Türkiye ve Türkiye dışında karma sergilere katıldım, ilk kişisel sergimi 2017 senesinde Türkiye’de açtım. Fotoğraf konusunda akademik bir eğitim almadım  ancak Nikos Ekonomopoulos, Merih Akoğul, Arjen Zwart, Çerkes Karadağ, Dirty Harry gibi isimler ile çeşitli atölyelere katılma şansım oldu. TurkuazStreet Collective ve BULB (Bucharest Urban League of photographers for the Balkans) fotoğraf gruplarına üyeyim

Fotoğrafla dair ilk anın ne?

“bak bak , kuş çıkacak” kuş falan yoktu elbette ama büyüleyici bir şeylerin olduğu kesindi.

Fotoğrafa nasıl başladın?

Fotoğrafa ilgim çocuk yaşlarda başlasa da çalışma hayatımın sonuna kadar yeterince ilgi gösteremedim. 2010 sonrasında fotoğraf daha yoğun olarak yer almaya başladı hayatımda o dönemde özellikle İngiliz (sokak) fotoğrafçılarının çalışmaları bana yön gösterdi ; Fotoğraf (özellikle sokak fotoğrafçılığı) insanlar arasındaki farkın bizlere söylenenden çok daha az olduğunu gösteren bir araçtı. Üstelik bunu sadece gündelik hayatı izleyerek yapmak mümkündü böylece kendimi sokaklara bıraktım.

Seni sokak fotoğrafçılığına ne yönlendirdi ve sokak fotoğrafçılığına nasıl bir yaklaşımın var?

Matt Sturat’a ait bu fotoğrafı gördüğümde  “Sokak Fotoğrafı”hakkındaki ilk düşüncelerim oluştu diyebilirim. Fotoğraflarımda zaman zaman farkı teknik ve üslupları kullansamda anın büyüsü ile müdahalesiz bir yaklaşım tercih ediyorum.

Fotoğrafa yeni başlayan haline ne gibi tavsiyeler verirdin?

En önemli tavsiyem “arşivleme” ve “tasnif” üzerine  daha disiplinli olmak gerektiği olurdu sanıyorum.

İlham “aldığın fotoğrafçılar kimler?

Türkiye’de fotoğraf ile ilgilenenlerin ilk tanıştığı isimle başladım bende: Ara Güler Sonrasında bir çok değerli fotoğrafçı beni etkiledi elbette ama ilk anda sayabileceklerim şöyle; Ernst Haas, Saul Leiter, Gueorgui Pinkhassov, André Kertész, Brassai, Matt Stuart, Alex Webb, Nikos Economopoulos, Harry Gruyaert.

Seni en çok etkileyen 5 fotoğraf kitabı hangileri?

Bir “Fotoğraf Kitabı ” olmasa da Görsel sanatlarala ilgilenen herkesin okuması gerektiğine inandığım John Berger’in “Görme Biçimleri” ni baştan söylemek gerek. Gene John Berger’in Jean Mohr ile kotardığı “Yedinci Adam”, “Anlatmanın Bir Başka Biçimi” ve “Talihli Bir Adam” adlı eserleri de anmadan geçemem. 

Fotoğraf albümü olarak  Robert Frank – The Americans, Nikos Economopoulos – In The Balkans ilk sayabileceklerim. Son dönemde ise beni sarmayalan Mehmet Serhan Karahan’ dan,  MehmetSerhANKARA adlı çalışma öne çıkar.

Fotoğraf çekmeyi sevdiğin yerler

Fotoğrafa İstanbul’da başlamasaydım çok başka bir yerde olurdum desem pek abartmış olmam herhalde, İstanbul yüzyıllardır gizemini ve çekiciliğini her türlü yağmaya karşı kaybetmemiş bir megapol. Sıradan bir günde bile çekmeyi planladığım fotoğrafların yanı sıra çok sayıda sürpriz fotoğraf  ile karşılaşabiliyorum çünkü kozmopolit ve dinamik bir şehir. Ben şehrin tarihi merkezini çalışmayı daha çok tercih ediyorum çünkü burası bir keşişme noktası bu nedenle fotoğrafik açıdan daha verimli oluyor.

Zamanla fotoğrafa yaklaşımın ve tarzın nasıl değişti?

Önceleri daha uzak  (tele lensler ile) fotoğraf ararken konunun daha yakınında olmak gerektiğini anladım. Daha yalın “didaktik” fotoğraflar çekiyordum şimdilerde küçük sürprizler ,detaylar barındıran fotoğraflar aramaya yöneldim.

Hikayesini sevdiğin bir fotoğrafın var mı ve bizimle hikayesini paylaşır mısın?

Bir portre çekmeyi umarken çektiğim bu fotoğrafın yeri bende çok özel, gerçek anlamda ilk kez bir  “sokak fotoğrafı” çektiğimi hissettirmiştir bana.

Kullandığın ekipman ne ve sence ekipman ne kadar önemli?

Aynasız bir kamera kullanıyorum. Sabit odak uzaklıklı lensler tercih ediyorum, 35-40 mm. arası odak uzaklıklarını kullanıyorum. 

En iyi ekipman sınırlarını bildiğiniz ve yanınızda olan ekipmandır diye düşünüyorum.

Gelecekteki planlarından biraz bahseder misin

Bir albüm fikri her zaman canlı dilerim yakın zamanda bir sonuca ulaştırabilirim.

Yakın zamanda farklı disiplinlerden fotoğrafçılar ile yurt dışında bir karma sergi olasılığı var.

Ocak 2020 de ise üyesi olduğum Turkuazstreet kollektifinin bir sergisini planlıyoruz.

Alphan Yılmazmaden’in işlerine şuralardan ulaşabilirsiniz:

www.alphanyilmazmaden.com

http://www.turkuazstreet.com

http://www.instagram.com/alphan_y

Kerem Nasipoglu

Social documentary photographer & Content creator

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s