Sokak Fotoğrafçılığında Tele Objektif Kullanımı

Geçtiğimiz hafta bir okurdan mail aldım. Mailde, sokak fotoğrafçılığı literatüründe neden tele objektiflerin olmadığını soruyordu. Ben de herhangi bir araştırma yapmadan, kendi düşüncelerimden oluşan bir cevap yazdım kendisine. Sonrasında da bu konuyu  daha derinlemesine araştırıp, Sokak Hikayeleri’nde yazmayakarar verdim.

ckn xpro1_istanbul-3584
Fotoğraf: Kerem Nasipoğlu

Bu soruyu cevaplamadan önce sanırım sokak fotoğrafçılığının tanımını yapmak lazım. Yani sokak fotoğrafçılığını nasıl tanımlıyorsunuz, bu sorunun cevabına göre de değişebilir kullanacağınız objektif tipi de. Sokak fotoğrafçılığından anladığınız sokaktaki insanların portreleri mi? Mekan ve insan ilişkileri mi?

erscvzdalyantele
Fotoğraf: Ersan Ceviz

Ben de kendimce bir sokak fotoğrafçılığı tanımı yapmıştım. Bunun için Sokak Fotoğrafçılığı Nedir? adlı yazıma göz atabilirsiniz. Bu tanımı yaparken de takip ettiğim ve beğendiğim fotoğrafçıların bu türe bakış açısı kadar kendi düşüncelerimi de aktarmaya çalışmıştım. Fakat sokak fotoğrafçılığı tanımının belirsizliği, insanların bu türe bakış açısını da farklılaştırabiliyor.

Sokak fotoğrafçılığı literatüründe tele objektif kullanımı

e432d6b9-d666-4744-b5b2-368e5d2d9e9b
Fotoğraf: Saul Leiter

Tarih boyunca karşımıza çıkan sokak fotoğrafçılarını incelediğimizde tele objektiflerin fazla kullanılmadığını görüyoruz. Her halde sokak ve dar lens dendiğinde birçoğumuzun aklına Saul Leiter gelecektir. 90mm ve hatta 150mm tele lens ile sokakları fotoğraflayan Leiter ayrıca renkli fotoğrafın da öncülerinden sayılıyor. Saul Leiter dışında William Klein’da, en azından sokaklarda Vogue için moda fotoğrafları çekerken çoğunlukla tele lenslerini kullanıyordu. Hatta Many Lives of William Klein adlı belgeselde Klein, model çekimi yaparken sokağın karşısında bir apartman dairesine tele lensiyle yerleşir ve modelleri, onların haberi yokken fotoğraflarmış. Fakat sokaklarda kendi için fotoğraf çektiğinde tele objektifinden kurtulur ve geniş açılı 21mm ya da 28mm objektiflere yönelirmiş.

85494a7c27d40d0e85cc1b713664ec1a
Fotoğraf: René Burri

Rene Buri’de sokakta tele objektif kullanan isimlerden bir tanesi. Herni Cartier-Bresson, Rene Buri’nin uzun süre emntörlüğünü yapmış ve kendisini 35mm – 90mm aralığındaki objektiflerle kısıtlamış. René Burri’nin ünlü gökdelenin tersında takım elbiseli adamları çektiği kareyi Bresson’a gösterdiğinde “Brilliant René” tepkisini almış, fakat Bresson’un bilmediği şey o kareyi 180mm ile çektiğiydi. O noktada René Burri “I killed my mentor” yani mentörümü öldürdüm diyor.

 

Son dönem tele objektif ile yapılan işlere baktığımızda karşımıza George Georgiou’nun Istanbul işi karşımıza çıkıyor. Elinde tele lens ile İstanbul’un genç profilini fotoğraflayan Georgiou’nun çıkarttığı iş sokak fotoğrafçılığından çok belgesel fotoğrafçılığına kaysa da, tele lensin sokaklarda kullanımı hakkında bize bilgi vermiş oluyor.

Bu saydığım isimlerin dışında da, özellikle de günümüzde birçok sokak fotoğrafçısı tele objektiflerle sokakları belgelemekte.

Manuel netlemek tele objektiflerde daha zor

ChMly9KWIAA8MgS
Fotoğraf: Henri Cartier-Bresson

Henri Cartier Bresson 50mm için, distorsiyon vermeden alan odaklama (zone focusing) tekniğinin kullanılabileceği tek lens demiş ve kariyeri boyunca sadece 50mm kullanmıştır. Baktığınızda da objektifin odak mesafesi arttıkça alan derinliği azalacağı, bu nedenle de alan odaklama tekniği ya da direkt manuel netleme kullanarak fotoğraf çekmek iyicene zorlaşacağı bir gerçek. Geçmiş dönem sokak fotoğrafçılarının tele objektifi fazla kullanmamalarına şaşırmamalı, özellikle sokak fotoğrafçılığı gibi mümkün olduğunca hızlı davranıp fotoğrafı çekmeniz gereken bir janrada manuel odaklı tele objektifler hiç pratik olmuyor. Sahnenin çalışılacağı durumlarda, netleme önceden yapılarak kullanılması kısmen daha kolay olacaktır, fakat onun dışında refleksi anlarda fotoğrafı çekmek oldukça güç olacaktır. Otomatik netleme sistemlerinin çıkmasıyla ise bu problem ortadan kalktı diyebiliriz. Arık aynasız fotoğraf makinelerinin bile yeterli netleme becerileri olduğu için çoğu fotoğrafçı gönül rahatlığıyla tele objektiflerini sokakta kullanabiliyor.

Tele objektifler perspektifi sıkıştırıyor

Tele objektifte arka plan ve ön plan birbirine yakınlaşıyor bu da perspektifin sıkışması anlamına geliyor. İnsan portreleri en gerçeğe yakın şekilde tele objektiflerle çekiliyor, fakat, iş derinliği olan alanların da çekilmesine geldiğinde tele objektif bu algıyı tamamen yok ediyor.

CAR1936004W00009/ICP281
Fotoğraf: Robert Capa – Barselona İspanya

Robert Capa’nın ünlü sözünü hatırlayalım; “If your pictures are not good enough, you’Re not close enough” – meali: “Fotoğraflarınız yeterince iyi değilse, yeterince yaklaşmamışsınız demektir”. Burada “yeterince yakınlaşmamaktan” kasıt, tele bir objektifi alıp konunun burnuna girmekten söz etmiyor, elinizdeki geniş açı objektif ile yakınlaşmaktan bahsediyor. Bu şekilde ele aldığımızda, geniş açı objektiflerin fotoğraflara derinlik kattığı bir gerçek. Perspektifi abartması, uzaktaki objelerin olduğundan daha küçük ve yakındakilerin de olduğundan daha büyük gözükmesi şeklinde oluyor ve hikaye anlatımda çevre unsurunun daha rahat fotoğraflanmasına da olanak sağlıyor.

WhatsApp Image 2018-05-11 at 14.39.54
Fotoğraf: Ersan Ceviz

Tele objektifin sokakta avantajları

  • Konuya farkettirmeden uzaktan fotoğrafı çekebilmek
  • Alan derinliğini kullanarak konuyu arka plandan ayırabilmek

Tele objektifin sokaktaki dezavantajları

  • Alan derinliği nedeniyle manuel netlemenin zorlaşması
  • Perspektif algısını ortadan kaldırıp arka alan ile ön alanı birleştirmesi

Benim düşüncem

ckn xpro1_istanbul-3714
Fotoğraf: Kerem Nasipoğlu

Tele objektif zaman zaman kullanırım. Tele objektiften kastım da en fazla 85 – 90mm denk açılar tercih ederim. Fakat benim tecrübe ettiğim kadarıyla tele objektif kullanmak hem sıkıcı hem de iyi kare çıkartma ihtimali -bence- oldukça zor. Sokak portreleri çekilecekse benim fikrim daha kullanışlı olacaktır ama onun dışında bu objektif ile ne çalışmayı, ne de ortaya  çıkan sonuçları beğeniyorum. Kısa bir süre için kullandığım Fujifilm 56mm f1.2‘nin en hoşuma giden yanı 1.2 diyafram değeriydi. Bu da bu objektifi gece fotoğraf çekmek için mükemmel bir araç haline getiriyor. Ayrıca geceleri insanlara yaklaşmak -bence- daha zor olduğundan biraz geride olmak güzel bir tat veriyor, fakat gene de benim zevkime göre oldukça dar bir objektif.

ckn_london_031
Fotoğraf: Kerem Nasipoğlu

56mm f1.2 dışında, özellikle Londra’da yaşadığım dönemde sıklıkla 50mm f1.8 objektif kullanıyordum. O dönemki tarzımı şehir siluheti önünde insan portreleri olarak tanımlıyordum ve bu işi yapmak için kullanışlı buluyordum, fakat sorasında daha yaklaşmak ve olayın içerisine girmek adına daha geniş açılara yöneldim. Hala daha sokakta tercihim geniş açılardan yana, fakat arada bir tele objektifi deneyimlemekte hoşuma gidiyor.

Sonuç

030-saul-leiter-photography-the-red-list
Fotoğraf: Saul Leiter

Tele objektifle sokak fotoğrafçılığı yapılmayacağı çok da doğru bir ifade olmayacaktır. En azından Saul Leiter ve René Burri hesaba katıldığında bu büyük bir yanılgı olur. Fakat bu ustalar gibi, tele objektiflerle büyüleyici bir iş çıkartmak oldukça zor olacaktır. Sonuç olarak tele objektifle sokak fotoğrafçılığı yapılır ama yaparken lensin kısıtlamalarını da hesaba katmayı unutmayın.

Kerem Nasipoglu

Social documentary & Street photographer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s