Kompakt vs Aynasız Karşılaştırması: Fujifilm X-Pro1 vs Ricoh GR

İki ayrı sistemi en etkili olarak, o sisteme dahil iki fotoğraf makinesini kıyaslayarak yapabilirim diye düşündüm. Tabii ki tek bir fotoğraf makinesi bütün sistemi temsil edemez, ama kağıt üzerinde bir karşılaştırma yapmaktansa günlük kullanımlarının kıyaslanması kullanıcının kafasındaki daha fazla soruyu yanıtlayacaktır. Bu nedenle de uzun süredir kullandığım Fujifilm X-Pro1 ve Ricoh GR hakkında bir kıyaslama yapayım dedim.

ckn d80_istanbul-292

 

 

Ricoh GR’ı 3 seneden fazladır, Fujifilm X-Pro1’i de 2 seneye yakın süredir kullanıyorum. Bu nedenle her iki makineyi de ihtiyaçlarımı karşılayacak şekilde kullanmayı biliyorum. Ricoh GR’ı daha çok gündelik kullanım için tercih ederken X-Pro1’i de daha çok fotoğraf çekmek için harcayabileceğim günler için kullanıyorum fakat zaman zaman bu değişebiliyor. Ricoh GR’ı kullanırken üstünde harici vizör GV-1’i bulunduruyorum, X-Pro1’de ise 18mm f/2 ve 27mm f/2.8 Fujifilm, sıklıkla da 24mm f/2.8 Exakta objektifleri kullanıyorum.

Aynasız vs Kompakt

ckn-gr_istanbul-4948

 

Aynasız fotoğraf makineleri, DSLR’lere daha ufak boyutlarda bir alternatif olsun diye piyasaya çıkmış değiştirilebilir objektifli sistemdir. Gövde boyutunun ufaltılabilmesi adına aynadan vazgeçilmiş ve daha çok elektronik vizör ya da birkaç istisna modelde optik bakaç mevcut. Her şeye rağmen çoğu kompakt fotoğraf makinesi cebe girebilirken aynasızlar için cebe girebilecek istisna sayısı fazla değil.

ckn-xpro1_berlin-566

Sensör boyu olarak kıyasladığımızda, çoğu aynasız model Aps-c sensöre sahip olduğu gibi, full frame, orta format ve Micro Four Thirds sensörlü modeller de mevcut. Kompakt cephesinde ise 1/2,3″, 1/1,7″, 2/3″, 1″, 4/3″ (Micro Four Thirds), Aps-c ve full frame’den oluşan gene geniş bir yelpaze karşımıza çıkıyor. Sensör boyunun fotoğraf makinesinin toplam boyutunu etkilediği düşünülürse, her iki sistemin de boy olarak fazlasıyla çeşitliliğe sahip olduğunu göreceksiniz.

Aynasız fotoğraf makineleri

xpro1_002

Objektifi değiştirilebiliyor, en büyük avantajları da bu. Kocaman bir Dslr gövdesi ile uğraşmaktansa bu modellere yönelmek özellikle sokak fotoğrafçıları için çok daha mantıklı oluyor. Omzunuzda büyük bir ağırlık taşımadan bütüng gün rahat bir şekilde fotoğraf çekebiliyorsunuz. En önemli yanı da eski manuel focus objektifleri aynasızlar üzerinde kullanabiliyorsunuz bu da aynasızların lens yelpazesini hem ucuzlatıyor hem de genişletiyor. Benim aynasız fotoğraf makinemin önünde en çok kullandığım objektif €50’ya aldığım Exakta 24mm f2.8 manuel focus lens.

Kompakt fotoğraf makineleri

ricoh gr_5

İçinde ne kadar büyük bir sensör barındırsa da hala diğer fotoğraf makinesi türlerinden daha ufak olmayı başarıyorlar çoğu zaman. Piyasada cebinize sokabileceğiniz Aps-c sensör fotoğraf makineleri rahatlıkla bulabilirsiniz.

X-Pro1 ve GR

ckn d80_istanbul-294

Bir zamanlar DSLR ile sokaklarda fink atarken en büyük hayalimdi cebime girebilecek ve bu sayede de her zaman yanımda olabilecek bir fotoğraf makinesi sahibi olmak. Ricoh GR ilk piyasaya çıktığında kendisinden hemen bir hafta önce piyasaya sürülen benzer özelliklere sahip Nikon Coolpix A’i neredeyse yok etmişti. Bütün inceleme siteleri Ricoh GR’ı överken, Nikon’u itin götüne sokmasalar da mücadelede yenilen taraf ilan etmişlerdi. Bir de üstüne Diado Moriyama’nın anısı olunca bu fotoğraf makinesini almak benim için farz olmuştu. Kullanmaya başladıktan sonra zaten DSLR’nin D’sini görmek istememeye başlamıştım. Derken değiştirilebilir objektifli bir fotoğraf makinesine olan ihtiyacım boy gösterdi. 18mm (28mm’ye denk geliyor) ye çakılı kalmak bir süreden sonra insanı sıkıyor, özellikle de farklı açıları deneyimlemeyi sevdiğimi düşünürsek 18mm’ye mahkum kalmak beni hayli yıparttı. Bu noktada da devreye, Canon AE-1, Zenit ET gibi eski analog fotoğraf makinelerinin deneyimini hortlatan Fujifilm devreye girdi ve hem Rangefinder deneyimini anımsatan ful dijital bir gövde ile dikkatimi çekmeyi başardı.

Ricoh GR ile Ninja mode onckn gr_warsaw-7

Ricoh, 90’larda piyasaya sürdüğü GR kompakt fotoğraf makineleri ile bir çok sokak fotoğrafçısının kalbini çalmayı başarmıştı. Dijitalin yaygınlaşması ile birlikte de GR Digital dönemi başladı. En sonunda  da Aps-c sensörlü Ricoh GR karşımızda. Tuşlarının tam olmasını isteyeceğiniz yerde olduğu, yeteri kadar kesikin ve çok iyi bir odak mesafesine sahip, tamamen tek elle kullanabileceğiniz bir fotoğraf makinesi yaratmış Ricoh.

ckn-gr_istanbul-3987

O kadar kolay ve rahat bir kullanımı var ki… Bir kere boyutları ve rengi itibariyle hiç dikkat çekmiyor. Cebinize girebildiği gibi 16 megapiksellik sensörü  ve 18,3mm objektifi ile her türlü DSLR’a taş çıkaracak görüntü kalitesine sahip. İsviçre çakılarını hep sevmişimdir; Cebinizde taşıyabileceğiniz bir alet çantası gibi. Ricoh GR’da böyle işte. Bu makine ile neler mi yaptım? İç mimari çekimler, sokak fotoğrafları, stop motion animasyonlar, time lapse videolar… Bu makinenin en büyük avantajlarından birisi de snap focus ve manuel focus özellikleri. O kadar güzel bir netlik sıkalası yapmışlar ki, otomatik netlemeyi sadece zorunda kaldığım zamanlarda kullanıyorum.

ckn gr_zadar-84

Kullandığım üç sene boyunca da karşılaştığım iki büyük sorun: dahili bir vizörünün olmaması ve sensörün zamanla tozlanıyor olması. İlk sorunu harici optik vizör alarak çözdüm fakat sensördeki toz problemini, Ricoh’un Türkiye’ye teknik destek vermemesinden dolayı hala çözemedim. Lightroom’un spot removal aracı ile çoğu fotoğrafım sorunsuz hale geliyor ama gene de böyle bir problem ile uğraşmak hayli sinir bozucu.

ckn gr_istanbul-5310

Makine her ne kadar 25,600 ISO’ya kadar çıkabilse de, 3200 üstü fotoğraflar pek kullanılır olmuyor. Hadi çok isterseniz 6400 ISO’ya da okeyim fakat daha üstü kesinlikle kurtarmıyor. Otomatik netleme gündüz yeterliyken geceleri kullanması imkansız hale geliyor. Uzun süre netlemeye çalışıp başarısız olmasının yanı sıra netlediğinde tamamen istenmeyen bir noktayı netlemiş olabiliyor.

Ricoh GR II ile kıyaslaması

ricoh gr-6

Ricoh GR’dan iki sene sonra Ricoh GR II piyasaya sürüldü, fakat aralarındaki tek fark II’nin dahili wi-fi’a sahip olması. Eğer sizin için wi-fi’ın olmaması büyük bir problem değilse paranızı boşa harcamayın derim. Ayrıca GR II’de de aynı toz problemi varken ve ülkemizde teknik destek yokken hiç bulaşmayın derim.

Analog günlerinden bir esinti: Fujifilm X-Pro1

ckn-xpro1_prague-31

Hani diyaframı objektifin üstünden, enstantaneyi de gövdenin tepesindeki düğmeden hallettiğiniz o günler vardı ya, işte o günler Fujifilm X-Pro1 ile geri geldi. Üstüne de dilediğiniz zaman birbiri arasında geçiş yapabileceğiniz optik ve elektronik vizör teknolojilerinin birleşimi hibrid vizör. Fotoğraf çekerken gerçekten o eski fotoğraf makinelerini kullanıyormuşsunuz hissiyatı.

ckn-gr_istanbul-5242

Kullananları en çok rahatsız eden iki özelliği ise netliğin yavaşlığı ve shutter lag yani deklanşör gecikmesi. Hadi ben mauel focus lens kullanıyorum, otomatik netleme umrumda değil, ama shutter lag benim de zaman zaman kaçırdığım karelerin sebebi olabiliyor. Elektronik vizör ise vasatın altında, evet yeri geldiğinde çok iyi iş görüyor ama kalitesi o kadar düşük ki.

ckn-xpro1_istanbul-680

16 megapiksellik X-Trans sensör o kadar iyi ki. Birincisi bütün Fuji X fotoğraf makinesi kullanıcıların övdüğü o film benzeri görünümü, 6400 ISO’da hala çok güzel sonuçlar ortaya çıkarabilmesi. Her ne kadar yenisi çıkmış olsa da ve bu modele kıyasla çok daha gelişmiş olsa da X-Pro1 kullanırken hala aşırı bir zevk veriyor fotoğrafçıya.

Fujifilm X-Pro2 ile kıyaslaması

ckn-gr_istanbul-4912

Arada gerçekten çok büyük fark var. Aradan geçen 4 yılda teknoloji o kadar gelişmiş ki, aradaki fark da gözle görülebilir boyutlarda. Eğer elinizde X-Pro2’yi alacak bütçe varsa o zaman hiç düşünmeyin derim fakat fark o kadar da büyük değilse kıymayın paranıza, alın bir X-Pro1 olsun bitsin. Özellikle benim gibi yukarıda yazdığım sorunları göz ardı edebilecekseniz o zaman sizi mutlu edebileceğini garanti ederim.

Ricoh GR vs Fujifilm X-Pro1

Bir yanda saf bir fotoğraf deneyimi diğer yanda sunduğu pratik çözümlerle hiç yanınızdan ayırmayacağınız pratik bir çözüm. Hangisinin size hitap ettiğine siz karar verin. Karşılaştırmayı yaparken, kullanım deneyiminden tutun da görüntü kalitesine kadar detaylı bir şekilde inceleyeceğim. Bu karşılaştırmayı bir kazanan belirlemek için değil, sadece bu yazıyı okuyanlar her iki makine ve sistem ile ilgili daha detaylı fikir edinsin diye yazıyorum.

Görüntü kalitesi

ckn xpro1_istanbul-1961

Aslına bakarsanız her iki fotoğraf makinesinde de Sony’nin aynı 16 megapiksellik sensörü kullanılmış. Fakat burada devreye Fujinin X-Trans teknolojisi adını verdiği modifikasyon devreye giriyor.

gr vs xpro1_iq

400 ISO’da iki farklı fotoğraf makinesi ile çekilmiş aynı kareyi 100% zoom yaptığımız zaman X-Pro1 in daha fazla detay ortaya çıkardığını görebiliyoruz. Benim için bu farkın hiçbir önemi yok, çünkü hiçbir zaman için fotoğraflarımı bu kadar büyütüp bakmam ya da hiçbir fotoğrafımı bu farkı görecek boyutlarda baskı almadım. Ama ihtiyaç duyuyorsanız fark ortada

gr vs xpro1_iso
Üst sıradaki fotoğraflar Ricoh GR alt sıradakiler is Fuji X-Pro1 ile çekilmiştir

Bu fark da en belirgin olarak yüksek ISO’larda ortaya çıkıyor. Aynı sensör olmasına rağmen, X-Pro 1 6400 ISO’ya kadar gayet iyi performans gösteriyor. Her ne kadar Ricoh GR 25600 ISO’ya çıkabilse de benim için ideal sınır 3200 ISO. Ricoh GR yüksek ISO’da daha fazla detay verse de X-Pro1 dah az gürültü oluşturmakta.

Kullanıcı deneyimi

 

İki makineyi birbirinden ayıran en büyük fark ise kullanıcı deneyimleri diyebilirim. Ricoh GR, çok daha kişiye göre değiştirilebilir bir deneyim sunarken, Fujifilm X-Pro1 klasik analog fotoğraf makinesi deneyimini günümüz teknolojisine adapte edip karşımıza çıkartmış.

ckn gr_istanbul-6106

Ricoh GR’ın belki de en hoşuma giden özelliği makineyi tek elle kullanabilmek. Gerçekten, sol elinizi kullanmadan hemen hemen bütün ayarlara ulaşabiliyorsunuz. Burada bir tek sol yanındaki düğme erişilemez oluyor, ona da ben genelde fazla kullanmadığım özellikleri atıyorum. Menü kullanımına gelince, Ricoh GR, menü yapısını her ne kadar basit tutmaya çalışmış olsa da bir noktadan sonra aradığınız şey menüdeki o kadar seçenek arasında kaybolabiliyor.  Gr’ın gözümde en kullanışlı özellikleri ise Zone focusing özelliği, MY1, MY2 veMY3 gibi değiştirilebilir kişiselleştirme seçenekleri.

ckn xpro1_prague-34

Fujifilm X-Pro1 ise daha önce de bahsettiğim gibi daha klasik bir kullanıcı deneyimi yaşatıyor. Eski rangefinderlarda olduğu gibi objektif üstünden diyafram, gövdenin tepesindeki tekerlekten enstantane değiştirilebiliyor. Fakat ayarlar ile uğraşılırken kullanıcıları en çok zorlayan özellik dedike bir ISO halkasının olmaması, bu da makinenin üstündeki fonksiyon tuşlarına mahkum ediyor kullanıcıyı. Makinenin büyük olması ve tuşların gövdenin çeşitli yerlerine dağılması gibi nedenlerden ötürü de tek elle kullanım neredeyse imkansız. Fujifilm’in menüsünü incelediğimiz zaman ise güzel kategorilendirilmiş ve rahatlıkla aradığınız bulabildiğiniz bir deneyim sunuyor.

Ele oturuşu

ckn gr_warsaw-17

Bugüne kadar hangi fotoğraf makinesi eline tam oturdu diye biri sorarsa düşünmeden Ricoh GR derim, ki bir sürü farklı fotoğraf makinesi kullanmışımdır. Ben hiç bir fotoğraf makinesinin ele Ricoh GR’ın oturduğu gibi oturmadığını söyleyebilirim. Bir şeyin bu kadar kolunuzun bir uzantısı olabileceğini düşünmemiştim. Elde kesinlikle çok doğal duruyor ve elinize adeta yapışıyor.  Tek elle kullanabilmek de bu deneyimi daha bir keyifli hale getiriyor.

ckn xpro1_berlin-407

Fujifilm X-Pro1 ise uygun objektiflerle kullanıp ağırlığını artırmadığınız sürece gayet rahat kullanabiliyorsunuz. Fakat eski manuel fokus objektifleri ya da ağır Fujinon objektifleri (56mm f/1.2, 90mm f2.0, vs) kullandığınız noktada fotoğraf makinesinin dengesi bayağı bir şaşıyor. O ağırlığı destekleyecek bir grip yok ve makine elinizde eğreti durmaya başlıyor. Bu noktada Fuji 18mm ya da 27mm objektiflerle kullandığınız sürece sorun yaşamazsınız.

Taşınabilirlik

ckn gr_istanbul-3491

Cebe giren bir fotoğraf makinesi, daha ne isteyebilirsiniz ki? Cebinizde cep telefonu gibi taşıyabileceğiniz üstün özelliklere sahip bir fotoğraf makinesi düşünün. Çılgınlık değil mi? İşte Ricoh GR’ı bu nedenle almıştım. Ve o gün bugündür keyifle kullanıyorum. Yani farklı bir fotoğraf makinesi kullanmak istediğimde yanımda çünkü en olmadı cebime girebiliyor. Çanta almama gerek bile yok.

ckn-xpro1_istanbul-1065

Aynasızların DSLR’lere güzel bir alternatif olmalarının sebebi daha ufak boyutlarda olması aynı zamanda daha hafif olmaları. Bu da omzunuzu çökertmeden bütün gün taşıyabilmeniz ya da çantanıza atıp gezebilmeniz demektir. Evet piyasada Panasonic GM5 gibi doğru objektif kombinasyonuyla cebinize girebilecek aynasız modeller de mevcut fakat Fujifilm X-Pro1 onlardan birisi ne yazık ki değil. Fakat bu gene de uzun süre DSLR kullanmış birisi olarak Fujifilm X-Pro1’i bir her türlü bir DSLR’ye tercih ederim.

Ricoh GR’ın artıları

  • Kompakt, cebe girebilen tasarımı
  • Kullanıcı deneyimi

Fujifilm X-Pro1’in artıları

  • Sunduğu kullanıcı deneyimi
  • Hafifi, rahat taşınabilir boyutları

Sonuç

ckn gr_berlin-180

İki fotoğraf makinesi almamın nedeni iki farklı deneyim arıyor oluşumdu. Birincisi cebe girebilen, kolay kullanımı olan yüksek kalitede fotoğraf çekebilen bir fotoğraf deneyimiydi diğeri de özel, daha analog fotoğraf makinelerini anımsatan bir deneyim sunan değiştirilebilir objektifli bir fotoğraf deneyimi. Ricoh GR’da Fujifilm X-Pro1’de beni bu konularda oldukça tatmin ediyor. Her iki makinenin de dezavantajları var. Mesela Ricoh GR’ın sensöründeki tozlanma gerçekten büyük bir tasarımsal hata. Ayrıca bunun Türkiye’de Ricoh tarafından temizlenemiyor oluşu ya da Ricoh Europe’un bu hatayı düzeltmiyor oluşu benim için büyük bir problem. Bu problemi aşsam zaten Ricoh GR uzun süre değiştirmeye ihtiyaç duymayacağım bir makine. Fujifilm’i incelediğimizde ise shutter lag gerçekten can sıkıcı olabiliyor. Daha bugün bu problem yüzünden bir kaç kare kaçırdım, ama gene de genel deneyimi beni o kadar mutlu ediyor ki, bunu görmezden gelebiliyorum.

ckn-xpro1_istanbul-948

İki makine arasında hangisi daha iyi diye soracak olursanız hangi kriterlere göre diye sorardım. Her iki makinenin de farklı amaçlara hizmet ettiğini düşünürsek ihtiyaçlarınızı belirleyecek olan sizsiniz. Cebinizde daima taşıyabileceğiniz bir fotoğraf makinesi mi olsun istiyorsunuz? Ricoh GR tam size göre. Yok, ben objektif değiştirip farklı açıları deneyimlemek, analog fotoğraf makinemle yaşadıklarımı bir dijital ile yaşamak istiyorum diyorsanız o zaman X-Pro1’e bir göz atın derim.

DSLR ve Kompakt fotoğraf makinelerini kıyasladığım DSLR vs Kompakt: Güncel modeller ile bir kıyaslama ve DSLR vs Kompakt Kamera yazılarıma bir göz atabilirsiniz.

DSLR ve Aynasız fotoğraf makinelerinin arasındaki farkı öğrenmek için de DSLR vs Aynasız yazıma göz atın.

İncelediğim diğer kompakt ve aynasız fotoğraf makineleri hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için Fujifilm X30 incelemesi, Ricoh GR, Samsung PL20 ve Olympus OM-D E-M5  yazılarıma göz atın.

Kerem Nasipoglu

Social documentary & Street photographer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s