Fotoğrafçının Berlin Rehberi

Yakın tarihin belki de en çok etkilediği şehir. İkinci dünya savaşından sonra tamamen yıkılmış, 90’lara kadar bir duvarla ikiye ayrılmış ve iki kutbun çekişmesinin merkezi haline gelmiş. Bütün bu siyasi çekişmelerin sonucunu çok net görebilirsiniz Berlin’de. Bir yanda dev binalarla süslü gepgeniş caddeleri le doğu tarafı, daha batı mimarisinin hakim olduğu batı tarafı ve duvarın yıkılmasıyla 90’dan sonra inşaatı başlanan merkez yani Mitte.

ckn xpro1_berlin-347

Bütün bu siyasi ve ekonomik kargaşanın sonuçları ise Avrupa’nın en fotojenik şehirlerinden birisi. Yanlış anlamayın kesinlikle Avrupa’nın en güzel şehri değil, hatta ilk 10 şehir listesi yapsanız yakınından geçmez, ama kesinlikle inanılmaz bir hikayesi ve ruhu olan bir şehir.

ckn xpro1_berlin-242

Sadece fotoğraf çekmek ve fotoğraf projesi üretebilmek adına 3 ay Berlin’de yaşadım. Her ne kadar şehrin her bölgesinde fotoğraf çektim diyemesem de önemli yerlerinde sıkça bulundum. Orada edindiğim tecrübeler sonucunda bu yazıyı kaleme alıyorum

Hangi bölgeler fotoğraf çekmek için ideal?

Berlin merkezleri olan bir şehir. Aslında bu karakteristiği bütün büyük Avrupa şehirlerde görebilirsiniz. Tek bir merkez yerine birden fazla merkeze ayrılmış ve her bu merkezin kendine has kültürü var. Hemen tavsiye listemdeki merkezleri inceleyelim:

Mitte: Berlin’in birleşmeden sonraki merkezi. Birleşmeden önce Batı tarafı burayı belki birleşiriz ümitleriyle boş bırakmış. Doğu tarafı da çöplük olarak kullanıyormuş. Doğal olarak da birleşmeden sonra güzel bir planlamayla günümüzdeki merkezi Mitte ortaya çıkmış. Ayrıca bu bölge Berlin’in en turistik bölgesi. İçinde ünlü televizyon kulesinin bulunduğu Alexanderplatz, önemli müzelerin bulunduğu Museum Island, bilumum kitapçı, alışveriş merkezi ve dükkanın bulunduğu Friedrichstraße (ß iki s ile okunur yani Fridrişstrasse), Berlin’in en önemli parklarından biri sayılan Tiergarten girişinde Brandenburg kapısı ve içinde Zafer Sütunu Siegessaule, Almanya Parlamentosu Reichstag, Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı, Gendarmenmarkt, Checkpoint Charlie ve daha benim bile keşfedemediğim ya da keşfetsem bile aklıma gelmeyen bir dolu yer. Turistlerin en yoğun olduğu bölge olunca da devamlı bir koşturma ve hareketlilik göze çarpıyor. Sonuç olarak da sokak fotoğrafçıları için güzel bir bölge oluyor.

ckn xpro1_berlin-457

Kreuzberg: Duvar yıkılmadan önce Batı Berlin’in bir ucunda, Doğu Belin sınırında bulunan önemsiz bir sınır semtiydi. Bu nedenle 60 ve 70’lerde gelen Türk işçiler bu bölgeye yerleştirilmişti. Fakat birleşmeden sonra kendisini bir anda Berlin’in merkezinde buluyor. Duvarlardaki grafitiler, Hipster mekanları, yaşayan Türkleri ile bence Berlin’in en ilginç ilçesi. Kreuzberg Türklerindir diyor burada yaşıyan Türkler, o kadar ki tam merkez noktasında büyük harflerle Türkçe “Kreuzberg Merkezi” yazar. O noktada da hep Türk marketleri, restoranları kısacası Türkçe olan her şey orada. Kısacası kendinizi kalabalığa vurup sokak sokak arşınlamanız gereken bir yer. Oranienstraße ve Adalbertstraße dolayları gezilip fotoğraf için bol malzeme çıkartabilecek yerler. Ayrıca Görlitzer Park ve Oberbaumbrücke (Friedrichshain ile Kreuzberg’i birbirine bağlayan güzel bir köprü) arası ile Berlin’in ünlü ama kötü dönercisi Mustafas’ın bulunduğu Mehringdamm kaybolmanızı tavsiye edeceğim kısımları.

ckn gr_berlin-169

Friedrichshain: Aslında Kreuzberg ile birlikte Berlin’in ikinci büyük ilçesi Freidrichshain-Kreuzberg’i oluşturuyor fakat Kreuzberg’den farklı incelemekte yarar var. İçinden Frankfurter Allee’nin geçtiği, Kuzeyde Prenzlauerberg ve Alexanderplatz, Güneyde ise Kreuzberg’in arasında kalan bu semt duvar yıkılmadan önce doğu tarafında yer alıyordu. Doğal olarak da Frankfurter Allee’den Alexanderplatz’a doğru giderken yol üzerinde dev Komunist binalarına rastlayacaksınız. Berlin duvarının kalıntılarının sergilendiği East Side Gallery devamında Warschauer Straße ve bence Berlin’in en güzel köprülerinden Oberbaumbrücke. Ufak bir bölge olsa da sokaklarını birbir gezmenizi tavsiye ederim. Özellike bu bölgede bir çok işgal evi karşınıza çıkacaktır, gidin altlarındaki barlarda içkinizi için, o insanlarla konuşup düşüncelerini ve hayata bakışlarını anlamaya çalışın. İşte o zaman Berlin’i daha iyi anlayacaksınız.

ckn gr_berlin-82

Friedrichshain, Berlin’de bulunduğum sürece ikamet ettiğim semtti o nedenle buraya karşı duygusal bir bağım var. Burası ile ilgili daha fazla detay vermemi mazur görürsünüz umarım. Görmeniz gereken yerler arasında Volkspark Friedrichshain yani Friedrichshain Halk Parkı var. Friedrichshain’ın en kuzeyi. Gerçekten güzel, hem fotoğraf ile vakit harcamalık hem de dinlenmelik bir yer. Friedrichshain’da tavsiye edeceğim ikinci park da Boxhagener Platz adında ara sokaklarda saklanmış ufak bir park.

ckn gr_berlin-238

Berlin’in bit pazarları ünlüdür. Friedrichshain’da bu açıdan güzel bir yer. Antikmarkt Ostbahnhof,  gidip görülesi hoş bir yer. Hem enteresan şeyler bulabilir hem de enteresan kareler yakalayabilirsiniz. Gitmesi ise gayet kolay. Sihirli bir şekilde pazar günleri beliren bu pazar sabah 9 akşam 4 arası Ostbahnhof durağının orada beliriyor. Bir diğer görülmesi gereken bit pazarı ise RAW Flohmarkt. Warschauer Straße S-bahn’ın hemen yanında, içinde Urban Spree, Suicide Cirqus gibi mekanları barındıran, bütün gözüken yüzeylerin grafiti ile kaplandığı bir bir açık hava mekanında gerçekleşiyor. Bu bölgede, özellikle de pazarın olmadığı günler fotoğraf çekerken biraz dikkatli olmanızı tavsiye ederim çünkü özellikle girişinde bir çok yasal olmayan, kayıt edilmek istemeyen veya uyuşturucu satıcısı tipler bulunuyor. Korkmayın uyuşturucu satıcıları fotoğraflarını çekmezseniz sadece “do you want some weed?” sorusuyla yaklaşıyorlar ve “Nein” derseniz ya da görmezden gelirseniz aynı hızla yok oluyorlar. Onun dışında pazar, Pazar günleri sabah 9 ile akşam 7 arası açık ve özellikle pazarın olduğu günler kesinlikle ziyaret edilesi bir yer.

ckn gr_berlin-257

Neukölln: Başka bir Türk yoğunluğunun olduğu bölge ve aynen birleşme öncesi kenarda köşede kalmış bir mahalleyken birleşmeden sonra gayet merkezi bir konumu oluyor. Burası da aynen Kreuzberg gibi sanatçıların akımına uğruyor. Fakat Kreuzberg ile kıyaslandığında daha Türk popülasyonu baskın. Kuzeyinde Kreuzberg, batısında ise Tempelhofer Feld var. Karl Marx Straße ve Hermannstraße dolayları bir göz atmaya değen kısımları. Not geçmem gerekecek bu noktada, Neukölln çok da hakim olduğum bir bölge değil, benim çoğunlukla ziyaret ettiğim kısımları yazdım.

ckn xpro1_berlin-565

Tempelhof: İçinde dev gibi Tempelhofer Feld’i barındıran bölge. “Tempelhofer Feld ne peki?” derseniz Berlin’in eski hava alanı. Sonrasında hava alanı kapatılıyor ve buraya dev bir boşluk koyuluyor. Ne garip değil mi? AVM dikmiyorlar oraya, gidip insanlar takılsın boş boş ya da dolu işlerle uğraşsınlar diye dev bir çimlik alan bırakıyorlar. Burada kite-surfing yapanlarından tutun da Public Garden’a (insanların oluşturduğu bahçe-umumi bahçe?!) bir çok şey var. Biranızı alıp güzel bir fotoğraf yürüyüşünden sonra “rahatlamalık” hoş bir park.

ckn xpro1_berlin-563

Prenzlauerberg: Bu sefer biraz kuzeye çıkıyoruz ve karşımızda Berliner ailelelerin mekanı. Çocuk doğuran buraya taşınıyor. Bunun en büyük nedenleri de hem merkeze yakın oluşu hem de çoluk çocuk büyütmeye yetecek kadar park ve yeşillik alan var. Aslında çok aile bölgesi olduğu için de birazcık sıkıcı. Fakat Berlin sanat sahnesinin önemli olayları burada gerçekleştiğinden enteresan sahnelerle karşılaşmanız olası.

ckn gr_berlin-56

Prenzlauerberg’in bir diğer önemli etkinliği ise gene pazar günleri gerçekleşen Mauerpark Flohmarkt yani Mauerpark bitpazarı. Gördüğüm pazarlar içinde en büyük ve en ilginç olanı. Mesela Fujifilm X-Pro1’imde kullandığım 24mm f/2.8 Exakta objektifi 50 euroya buradan almıştım. KW Institute of Contemporary Art’da Prenzlauerberg’de ziyaret edilmesi gereken yerlerden bir tanesi.

ckn xpro1_berlin-720

Charlottenburg: Berlin’in zengin ve daha tüketici odaklı bölgesi. Kaiser Wilhem Anıt Kilisesi, Berlin’in Hikayesi gibi görülmesi gereken bir çok nokta mevcut fakat en önemlisi Kilisenin çevresindeki Kurfürstendam, Budapester Straße gibi caddeler. Alışveriş çılgınlığının doruk noktası olan bu caddelerde bir çok ilginç sahne yakalamak mümkün.

ckn gr_berlin-106

Rotalar

Bütün bu saydığım ilçeleri bir günlük rotalara bölersek:

Friedrichshain – Kreuzberg – Neukölln – Tempelhofer

ckn gr_berlin-171

Friedrichshain, Frankfurter Alee istasyonundan yola çıkıp dümdüz Frankfurter Alle üzerinden yavaşça ara sokaklara dalarak Wasrchauer Straße’ye doğru devam edilir. Oberbaumbrück Köprüsünde ışığa göre biraz vakit geçirilip Kreuzberg’e Görlitzer park üzerinden varılır. Görlitzer Park’ta biraz nefeslenebilirsiniz. Fotoğraf çekerken uyuşturucu satıcılarına gene dikkat edin bela olmasınlar başınıza. Görlitzer’de biraz dinlendikten sonra Parkın kuzey ucundan Kreuzberg merkezine doğru akabilirsiniz. Şahsen benim en zengin bulduğum sahneler bu bölgede gerçekleşiyor. Kreuzberg’den sonra da sıra Kottbusser Straße ile Neuköln’e dalıp Turumuzun son durağı olan Tempelhofer Feld’e kadar Hermannstraße ve Karl Marks Straße arşınlanır ve son soluk Tempelhofer’de verilir.

Prenzlauerberg – Mitte – Charlottenburg

ckn xpro1_berlin-489

Mauerpark’tan başlayarak Alexanderplatz’a inilir. Yolda pek ilginç bir şeyler göremezseniz korkmayın çünkü yolda ilginç hiçbir şey yok. Alexanderplatz sonrası ise heyecan başlıyor. Alexanderplatz ve Museuminsel yani Müze adasından itibaren Unter den Linden üzerinden Brendenburg geçidine kadar gidilir. Geçit çevresinde Yahudi Anıtı vs ziyaret edilir ve günün ilk molası Tier Garten’da verilir. Sonrasında Kurfürstendam’a doğru tekrar yola koyulursunuz. Son molanızı ise Charlottenburg’da Kaiser-Wilhelm kilisesinde verirsiniz.

Bit pazarları

ckn gr_berlin-115

Bit pazarlarının hepsi sadece pazar günleri açık olduğundan her pazarda 3 saat geçirecek ve Mauerpark flohmarkt’da başlayıp, RAW flohmarkt’da bitirecek şekilde planlarsanız bütün pazarlarda hatırı sayılır bir vakit geçirmiş olursunuz. Pazarlar arası geçişi toplu taşıma ile çözmenizi tavsiye ederim. Bunun için de  BVG FahrInfo Plus Berlin’i kullanabilirsiniz. 

Benim tecrübem

ckn xpro1_berlin-407

Zorlayıcı bir 3 aydı benim için fotoğraf açısından ele alırsam. Öncelikle, daha önce hiç gözlemleyemediğim bir kültürü anlamaya çalışıp alışmak ve  bunu bir şekilde fotoğrafa aktarabilmek. İkinci gidişim ilkine kıyasla daha verimli geçecektir çünkü çok daha fazla gözlemleyip anlayabildiğim bir kültür var.

ckn gr_berlin-61

En sevdiğim bölgeler kesinlikle Kreuzberg – Friedrichshain – Mitte üçlüsü. Daha da spesifik olmak gerekirse; Kreuzberg’de Oranienstraße, Görlitzer park ve Indischer Brunen’e kadar olan alan. Freidrichshain=Warschauer Straße’Dir benim için. Mitte’de ise Alexanderplatz, Museum Island, Unter den Linden, Friedrichstraße ve Brandenburg Kapısı dolayları hala damağımda kaldı.

Sonuç

ckn xpro1_berlin-427

Berlin kesinlikle her fotoğrafçının özellikle de sokak fotoğrafçılarının; hikayesi olsun, mimari yapısı, kültürü ve sunduğu sahneler nedeniyle görmesini tavsiye ettiğim bir şehir. İnsanı, fotoğrafının çekilmesini pek sevmez, ayrıca herhangi bir yerde karşınıza kayıt edilmek istemeyen kişiler çıkabilir. Bu açından neyi ve kimi çektiğinize dikkat edin.

ckn xpro1_berlin-390

Berlin, enteresan bir şekilde bir sürü ufak merkezi olan ve bu merkezler arası ilginç hiçbir şeyi olmayan alanlarla dolu bir şehir. Mesafeler de tahmin ettiğinizden daha büyük o nedenle bisikletiniz yoksa toplu taşımayı kullanarak baya zaman kazanabilirsiniz. Daha rahat fotoğraf çekmek adına da turistik yerleri tercih etmenizi tavsiye ederim.

Kerem Nasipoglu

Social documentary & Street photographer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s