DSLR vs Kompakt: Güncel Modeller ile Bir Kıyaslama

2017 yılına geldiğimizde artık teknolojinin çığırından çıktığını görüyoruz. Bundan 5 yıl önceki teknoloji ile güncel teknolojinin arasında dağlar kadar fark yüzümüze balıkla vurulurmuşçasına kendini hissettiriyor. Daha önce kaleme aldığım DSLR vs Kompakt Kamera yazısı her ne kadar bazı önemli konulara değiniyor olsa da, dönemin teknolojisi ile günümüzün teknolojisi arasında büyük fark olduğu için daha güncel modelleri hesaba katan bir yazı yazmak elzem oldu.

İsviçre çakısı gibi bir fotoğraf makinesi hayal edin!

ricoh gr_5

Evet hayal edin o fotoğraf makinesini. Hem cebinize girebilsin, hem de elinden her iş gelsin, yeri geldiğinde profesyonel ihtiyaçları karşılayabilecek video ve görüntü kalitesine sahip olsun, önünde güzel aralığa sahip bir objektif olsun bu sayede tek bir makine ile bütün ihtiyaçlarınız karşılanabilsin. İşte artık bu bahsettiklerim bir hayal değil. Kimisi küçük sensörlü, kimisi de dev gibi sensöre sahip bir sürü fotoğraf makinesi piyasaya sürüldü. Öyle ki eskiden “abi görüntü kalitesi istiyorsan DSLR alacaksın” sözünün bir geçekliği kalmadı. Düşününce artık full frame sensör kompak fotoğraf makineleri bile var.

Fakat DSLR’ler hala aynı DSLR, sadece içlerindeki sensörler, işlemciler ve netleme sistemleri değişti, ama verebilecekleri hemen hemen aynı kaldı. Tabii ki hala “pro”ların birinci tercihi DSLR oluyor, ama durum artık değişme noktasına geldi ve arada bize kalan en büyük fark gövdenin boyutu oluverdi.

Peki neler değişti?

ckn gr_istanbul-5310
Ricoh GR, Istanbul 2016, Kerem Nasipoglu

Cep telefonlarının çıkmasından sonra  fotoğraf makinesi satışlarındaki düşüş çok şaşırtmadı. Her daim cebimizde taşıdığımız cep telefonları varken ve bu cep telefonlarının kamerası gündelik ihtiyaçlarımızı (selfie, anı, yiyecek içecek) karşılayabilecek durumdayken, kompakt fotoğraf makinesine olan ihtiyacımız iyicene azalmıştı. Kompakt fotoğraf makinelerinin telefona karşı avantajı zoom ile sınırlı hale gelmişti. Ayrıca çektiğimiz herhangi bir fotoğrafı anlık olarak Flicker, Facebook, Instagram gibi uygulamalar üzerinden cep telefonlarımız ile paylaşabilmemiz, artık kompakt fotoğraf makinelerin elindeki tek avantajı da görmezden gelmeye iteledi bizleri. Taa ki büyük sensörlü kompakt fotoğraf makineleri kendilerini gösterene kadar. Sonuç olarak Fujifilm X100, Ricoh GR, Panasonic LX100, Sony RX1, RX10 ve RX100 gibi manyaklık düzeyinde, hemen her fotoğrafçının sahip olmayı isteyeceği modeller karşımıza çıktı.

ckn gr_istanbul-2371
Ricoh GR, Istanbul 2016, Kerem Nasipoglu

Cebinide taşıyacağı güçlü bir alete kimse hayır demezdi her halde. Fotoğraf çantası derdi yok, boynunuza bir yerinize asma derdi yok, ağırlık hiç sorun değil… Böyle makineler var artık. Büyük DSLR benzeri makineleri ele almayacağım şu an sadece cebe girebilen performans canavarlarından bahsedeceğim. Eskiden Canon G serisi ve türevi, aslında büyük sensör sunmayan ama büyük sensörlü diye anılan makineler gerçekten büyük bir evrimden geçti. 1inç sensörlü ve hatta APS-C sensörlü cebimize sığan aletler haline geldiler. Şu an bu tanıma uyan bir 1″ sensöre sahip Panasonic LX100 ve LX10, Sony RX100 serisi ve APS-C sensöre sahip Ricoh GR ve Fujifilm X70 var.

He bir de işin sosyal medya tarafı vardı ya, artık onu da bu cihazlarda olan dahili wi-fi sayesinde çok hızlı çözebiliyoruz. Hatta o cep telefonunu uzaktan kumanda olarak kullanabilmek…

Ufak sensör ufak gövde

ricoh gr-6

Cep telefonların gelmesi direkt küçük sensörlü fotoğraf makinelerini etkiledi. Benzer görüntü kaltiesinde neden ekstra bir fotoğraf makinesi alıp taşıyayım ki? Sonucunda ufak sensöre sahip makinelerin sayısı iyicene azaldı. Eskiden büyük sensör diye nitelendirilen ve 1/1,7″ sensöre sahip modeller’de hem 1″ ve daha büyük sensörlerin çıkmasıyla önemini kaybetti.

1″ Sensör işlevselliğin simgesi

ckn gr_istanbul-3491
Ricoh GR, Istanbul 2016, Kerem Nasipoglu

Belki 1″ sensör full frame ya da APS-C ile başedebilecek bir görüntü kalitesine sahip değil ama bu kendisine daha ufak bir objektif, daha fazla özellik ve daha kompakt tasarım olarak geri dönmüş. Bütün bunların da tek bir nedeni var o da: 1 inç sensörün saydığım diğer boyutlara oranla daha ufak olması. Daha ufak olması daha az yer kaplayacak bir objektifin hatta bir zoom objektifin tasarlanabilmesine olanak sağladığı gibi, 4K video, yüksek fps (saniyede kare sayısı), vizör, gibi özellikler ve de ufak boyutlarda çılgın gibi makinenin kişislelleştirilebileceği bir gövdenin tasarlanmasına olanak tanıyor. Hani İsviçre Çakısı da öyledir ya… Ufacık bir gövde ama içerisinde mühendisliğin vardığı son nokta, işte bu bağlamda aynasız fotoğraf makinelerini ben İsviçre Çaksına benzetiyorum. Fakat esas aradığınız şey görüntü kalitesiyse o zaman daha büyük sensörlere göz atmanızı tavsiye ederim.

Piyasada göz atmanızı tavsiye edeceğim bir kaç fotoğraf makinesi var 1″ sensöre sahip: Sony RX100 ve RX10 serisi kameralar, Panasonic LX100 (aslında 4/3 sensöre sahip olsa da kullandığı alan bakımından 1″ ile beraber anıyorum) LX10, FZ1000 ve 2500, TZ100, Canon G7x II gibi modellerden birini ihtiyaçlarınızı karşıladığı durumda gönül rahatlığıyla alabilirsiniz.

Not: Sony RX10 serisi ve Panasonic FZ serisi gövdeler pek cebinize girebilir boyutlarda değiller, hatta irice bir objektife sahip DSLR’lerle kıyaslayabilirsiniz. Ama tabii ki bu makinelerin yapabildikleridaha ufak modellerden çok daha fazla!

Görüntü kalitesi APS-C’den sorulur

ckn gr_berlin-56
Ricoh GR, Berlin 2015, Kerem Nasipoglu

Sensör boyu büyüdükçe görüntü kalitesi de orantılı bir şekilde artıyor. Bu film zamanından beridir böyle aslında, format (film) büyüdükçe görüntü kalitesi artıyor. Eh doğal olarak da APS-C sensörlerden 1″lere kıyasla daha fazla beklenti oluşuyor. Peki aradaki fark gerçekten bu kadar fazla mı? Yüksek ISO’larda gerçekten fazla. Bir Fujifilm X70 ya da Ricoh GR ile 3200 ISO hatta 6400 ISO’da bile “kullanılabilir” ve kaliteli kareler çekebiliyorken 1″ sensör 3200 ISO’da pek de iyi sonuçlar vermiyorlar. Fakat sensörün büyümesi yanında büyük bir sorun getiriyor: Sensör büyüdüğü için objektifin tasarımı ve gövde de büyüyor. Misal, APS-C sensörün önüne bir zoom objektif koymanız gövdenin toplam boyutunda önemi bir artışa neden olacaktır. Bu nedenle de APS-C sensör taşıyan modeller 1″ sensörlülere göre daha büyükler.

Kıyaslama yaptığımızda 1″ sensörlü kompakt kameralar daha becerikli olduklarından daha çok seyahat fotoğrafçıları, her işi yapsıncılar ve video ile ilgileneler tarafından rağbet görürken APS-C fotoğraf makineleri daha çok fotoğraf makinesinde görüntü kaltiesine önem verenler ve özellikle de sokak fotoğrafçıları tarafından tercih ediliyor.

Eğer ihtiyaçlarınızı karşılama konusunda APS-C makineler daha hevesli gibi gözüküyorlarsa Fujifilm X70 ve X100 serisi, Ricoh GR ve GR II gibi makinelere bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Full frame her şeyin üstünde

ckn gr_istanbul-6021
Ricoh GR, IStanbul 2017, Kerem Nasipoglu

Full frame sensöre sahip çok fazla fotoğraf makinesi olmasa da olan bir kaç model bütün fotoğrafçıların ağız sıvılarını akıtmaya yetiyor. Aslına bakarsanız bu sınıfa sokabileceğimiz iki fotoğraf makinesi var; Sony RX1 ve Leica Q. Bu iki makine de çok yüksek bir fiyat etiketine sahip olduğu için bir çoğumuz sadece ağız sıvılarını akıtmaya devam edeceğiz. Ama bu full frame kompaktların faydalarını da sıralamadan olmaz! Özellikle sensör boyu ve o sensöre göre optimize edilmiş objektifleri nedeniyle çoook iyi görüntü kalitesine sahipler. Profesyönelseniz ve sadece bir lens bana yeter diyorsanız o zaman bu makinelere bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Performans mı istiyorsunuz?

d80-2

İşte size DSLR! Aradan geçen senelerde DSLR üreticileri tabii ki ip atlamadı, onlar da çalıştılar. Çok daha hızlı netleme ve netlik takip sistemleri geliştirdiler, fps’nin dibine vurdular. Herhangi bir Pro DSLR ile performans anlamında kıyaslanabilecek hiçbir Kompakt kamera yok piyasada. Büyüklük bir problem diyoruz ama diğer yandan çok daha iyi ele oturuyor ve önüne dilediğimiz objektifi takabiliyoruz. Kompakt fotoğraf makinelerinin sizleri bir odak aralığıyla kısıtlayacağı da es geçilemeyecek bir gerçek.

Kaya gibi bir fotoğraf makinesi için sen de bir DSLR al

ckn d80_london-18
Nikon D80, Londra 2011, Kerem Nasipoglu

Evet! DSLR’ler kompakt fotoğraf makinelerine göre çok daha sağlamlar. Örnek vermek gerekirse 7 yıl önce aldığım bir Nikon D80, tonlarca kez düşürmeme rağmen hala çalışıyor ve hatta fotoğrafa yeni başlamış bir arkadaşım bayaa o makine üzerinde öğreniyor her şeyi. Bu derecede bir evladiyetlik algısı Kompaklarda pek olmuyor.

Zor bir kıyaslama

gr vs d80-2

Bir de şu açıdan bakalım, fotoğrafa yeni başlayacak olsam 4000 tl ye ya bir Sony RX100 V alabiliyorum ya da sevdiğim giriş seviyesi gövdelerinden bir adet Canon EOS 760D üstünde 18-55mm objektifiyle yanında da 24mm f2.8  ve 50mm F1.8 objektiflerden bir set kurabilirsiniz. Daha büyük sensörün yanında özellikle sokak fotoğrafçılığı için elinizde güzel bir set oluyor. Tabii ki bu kıyaslamada RX100 V’in de önde olduğu 960 fps video 24fps fotoğraf kaydı, 24-70 f1.8-2.8 lens, 4K video, cebe girebilme, vs… gibi avantajlar da var. Yani zor bir kıyaslama. Her zaman yanımda taşırım ya da yanımda devamlı bir makine taşıma gibi bir derdim yok diyorsanız DSLR neden olmasın? Yok “ben her gün kullanacağım ve devamlı yanımda taşıyabileceğim bir şeye ihtiyacım var” diyorsanız o zaman bir kompakt fotoğraf makinesi ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır.

Peki ya ben?

ckn gr_istanbul-994
Ricoh GR, Istanbul 2016, Kerem Nasipoglu

Ben DSLR defterini bir süre önce kapattım. Yanımda devamlı taşıyabileceğim bir fotoğraf makinesine ihtiyacım vardı ve o nedenle öncelikle kendime bir Ricoh GR edindim. Zamanla da DSLR’yi Fujifilm X-Pro1 ile değiştirdim. Ne kadar az yüküm olur o kadar iyi benim için. Zaten kullandığım ve ya kullanmak isteyeceğim belli açılar var. Ricoh GR’ın 18mm’si (28mm ye denk geliyor) ve Fujifilm X-Pro1 ile sahip olduğum 18mm,24mm ve 27mm setim bütün ihtiyaçlarımı karşılıyor. He ileride daha uzun bir objektife ihtiyaç duyarsam ya da deneyimlemek istersem o zaman X-Pro1’e dilediğim sistemin dilediğim objektifini takabilirim.

Sonuç

gr vs d80-4

Yazımın başından beri dediğim gibi, bu tamamen bir ihtiyaç meselesi. Bir yanda boyut, diğer yanda performans. Bu tamamen çekeceğiniz konuya ve sizin hangisinde daha rahat ettiğiniz ile alakalıdır. Eğer belli türlere göre tavsiye vermem gerekirse:

  • Sokak Fotoğrafçılığı: Ricoh GR ya da Fujifilm X100T en çok aklıma yatan kompaktlar olurken, aşağı yukarı yakın bir bütçeyle yukarıda bahsettiğim seti tavsiye edebilirim ama benim tercihim her türlü bir kompakt olacaktır. 28-50mm aralığında herhangi bir sabit objektif benim sokaktaki bütün ihtiyaçlarıma cevap veriyor. O nedenle bir DSLR’yi daha dezavantajlı buluyorum.
  • Manzara Fotoğrafçılığı: Manzara fotoğrafçılığında bence en önemli olan şey elinizdeki objektiflerin kapsadığı odak uzaklığı. Nerede nasıl bir görüntü ile karşılaşacağımı bilmediğimden elimde mümkün mertebe ultra genişinden telesine kadar her açıyı kapsayak bir ekipman olmasını isterdim. Bu bağlamda Panasonic FZ1000 ya da Sony RX10 IV gibi makineler kompaktlar arasından sıyrılırken gene bu fiyata güzel bir DSLR ve objektif seti kurabilirsiniz.Bu tarz için konuşacak olursam ben bir DSLR ve bir objektif setine sahip olmayı tercih edebilirdim. Sonuç olarak yukarıda bahsettiğim makineler hem boy olarak DSLR’lerden çok da farklı değiller hem de sensör boyları DSLR’lerden daha ufak. He ben açımı biliyorum derseniz ve Fujifilm X100, Sony RX1R gibi makineler de sizinle örtüşüyorsa neden olmasın?
  • Seyahat fotoğrafçılığı: BU noktada boy en önemli etkendir benim için itiraz kabul etmem! Yani sehayatte taşınabilir bir makine mi, yoksa koca bir dslr ve objektif seti mi derseniz kesinlikle bir kompakt’ı tercih ederim. Bu noktada Sony RX100 V ve Panasonic LX100 ve LX10 ön plana çıkıyorlar komapktlar arasından.
  • Stüdyo: Tartışmaya bile girmeyeceğim, kesinlikle bir DSLR tercih edilmeli. Eğer stüdyo belliyse stüdyo içi ihtiyaçları karşılayabilecek 2-3 sabit objektif ya da kaliteli bir zoom lens tercih ederdim.
Kerem Nasipoglu

Social documentary & Street photographer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s