Sokak Fotoğrafçılığı Denince Akla Gelen 15+ Kare

Fotoğrafın tarihine bakıldığında, sokak fotoğrafçılığı tür olarak daha çok yeni diyebiliriz. Böyle olunca da, bu tarz herhangi bir ortamda anlatılmaya ya da tanımlanmaya geldiğinde bütün bu konsepti anlatabilecek bazı fotoğraflar vardır. Ya da beni ve eminim ki daha bir çok sokak fotoğrafçısını etkilemiş kareler vardır. İşte bu liste bu liste bu kareler hakkında.

1. William Kleinklien12x_1

Aslen bir ressam olan William Klein, bir noktada fotoğrafa merak duyup Bresson’dan aldığı Leica ile deneyler yapmaya başlıyor. Dediğine göre bir şeyin fotoğrafını çekip onun üzerinde oynamalar yapabilme fikri onu çok heyecanlandırmış. Bir şekilde kader onu New York’a getiriyor ve kendisi Vogue’un fotoğrafçısı olarak çalışıyor uzunca bir süre. Tabii bu süre içerisinde New York’un sokakları da Klein’ın kadrajına sıkça takılıyor. William Klein’ın beni en çok heyecanlandıran yanı, fotoğraf çekerken ne yaptığını bilmemesi, çıkıp sokağa deneyimlemeyi seviyor. Yukarıdaki fotoğrafta da çocuğa “kızgın bak” dediğini söylüyor. BU fotoğraftan sonra eli silah tutan çocuk fotoğrafları sükse yapıyor fakat hiçbiri bu fotoğrafın yerini alamıyor.

2. Saul Leiter

pf106907-4f889293d8faa-1

Amerikalı fotoğrafçı Saul Leiter uzun yıllar moda fotoğrafçısı olarak çalışmış. Sanırım bu yüzdendir ki sokaktaki tercihi de bir tele objektif. Leiter kareleriyle sokak fotoğrafçılarına tele lens ile de bu işin yapılabileceğini anlatıyor adeta.

3. Joel Meyerowitz

camelcoats 001

Renkli fotoğrafın öncülerinden Amerikalı fotoğrafçı Jeol Meyerowitz yirmili yaşlarının başında sanat direktörü olarak çalıştığı işinden, Robert Frank’in işinden etkilenip istifa ediyor ve o gün bugündür elinde Leica’sı ile New York’un sokaklarını belgeliyor. Bu kare de sokak fotoğrafçılığını renkli ilk günlerinden hoş bir hatıra olarak önümüze geliyor.

4. Henri Cartier-Bresson

FRANCE. The Var department. Hyères. 1932.

Foto muhabirliğin babası, aynı zamanda modern fotoğrafın kurallarını yazmış bir insan. Aslen bir ressam olan Henri Cartier-Bresson, sonrasında fotoğrafa girişiyor ve kendini Magnum Fotoğraf Ajansının kurucusu olarak buluyor. Karanlık odada düzeltmeler yapmaya ya da fotoğraflarını kırpmaya inanmıyor. Bir noktadan sonra fotoğrafı bırakıp geride ders niteliğinde binlerce fotoğraf karesi bırakıyor. “Decisive Moment” yani belirleyici an kavramının kaşifi. Bu fotoğrafta da leading line yani yönlendirici çizgilerin ve hareketin mükemmel birleşimi bir çok soktak fotoğrafçısına kompozisyon ve geometrinin önemi hakkında derin bilgi veriyor.

5. Jeff Mermelstein

09_1995_jeff_mermelstein_sidewalk_web

Sokak fotoğrafın dehası olarak görülüyor New Yorklu fotoğrafçı Jeff Mermelstein. Hayatını New York’un sokaklarını fotoğraflayarak geçiriyor ve hemen her karesinde deha ve mizahın izlerini görebiliyoruz.

6. Garry Winogrand

ob_b6551e_garry-winogrand-1

Renkli filmin öncülerinden New York’lu fotoğrafçı Garry Winogrand, 1984 yılında erken sayılabilecek bir yaşta hayatını kaybetti. Geriye de binlerce binlerde banyo edilmiş ve edilmemiş fotoğraf bıraktı. Boşandığı eşinden olan çocuğu ile genelde hayvanat bahçesinde buluştuğundan hayvanat bahçesindeki hayvanlara ait çok çeşit ve enteresan fotoğrafları var. Bir diğer popüler serisi The Women are Beautiful’da görmeye değer kitaplarından. 1967 yılında New York Central Park hayvanat bahçesinde çektiği bu kare onun en güçlü fotoğraflarından birisi. Kendisi ayrıca sokak fotoğrafçılığı tanımına biraz negatif bakıyordu, “sokak fotoğrafçılığı yaptığım şeyi tam olarak tanımlamıyor” diyordu.

7. Bruce Gilden

USA. New York. 1990.

New York’u flaşı ile belgeleyen isimlerin başında Magnum fotoğrafçısı Bruce Gilden geliyor. Kendisinin normal olmadığını ve Dünya üzerinde herkes kendisi gibi olsaydı Dünya’nın yaşanmayacak bir yer olacağını söylüyor. Flaşını şehir hayatının gerginliğini ve stresini yansıtmak için etkili bir şekilde kullanıyor. Kariyerinin büyük bir kısmında siyah beyaz film kullanan Gilden, son dönem çıkardığı ve renkli fotoğraflardan oluşan yakın kafa portresi serisiyle son dönemlerde çokça konuşuluyor.

8. Matt Stuart

6caf307f-0e51-49bb-bf34-974be12f9db7

İngiliz sokak fotoğrafçısı Matt Stuart ve insanı şaşkına çeviren Londra fotoğrafları. İngiliz mizahı ve yaşamını birleştiren fotoğrafları Matt Stuart’a Magnum Foto Ajansının kapılarını açıyor. Stuart’ın başarı hikayesi ise biraz farklı: 20 seneden fazla Matt Stuart hemen her gün Leica’sı ile birlikte Londra sokaklarını belgeliyor ve birbirinden ilginç anları bizlerle paylaşıyor. Sokak işlerinde sadece film tercih ediyor ve sadece ticari işleri için dijital Leica’sını çıkartıyor.

9. Vivian Maier

nanny3

Hikayesi ile çok ani bir ün yakalayan Vivian Maier ne yazık ki şöhretin tadını hiç çıkartamadı. Amerika’da ninelik yaparak hayatını kazanıp boş zamanlarında fotoğraf çekiyor, ama bir nedenden ötürü çektiği fotoğrafları ya paylaşmamayı tercih ediyor ya da paylaştığı yerlerden olumsuz yanıt alıyor. İşler 2007 yılında, ölümünden 2 yıl önce, Chicagolu bir kolleksiyoner olan John Maalof negatiflerini bir açık arttırmadan aldığında değişiyor. 2009’yılında fotoğraflarını Flickr’a koyup bir anda viral oluyor ve Vivian Maier o günden beri ünlü bir sokak fotoğrafçısı oluyor. Ünlü ama ölü… Çoğunlukla orta format Rollei TLR bir makine tercih etse de 35mm Leica ile çekilmiş fotoğrafları da mevcut. TLR kullandığı için göğüs hizasından çekilmiş fotoğrafları çoğunlukta.

10. Charalampos Kydonakis

e22c3988-41ad-4a89-8057-2ac38b87ed52

in-public’e kabul edilen genç ve yetenkli fotoğrafçı Charalampos Kydonakis ya da nam-ı diğer “Dirty Harrry” Giritli bir sokak fotoğrafçısı. Çarpıcı ve insanı şaşkın eden fotoğrafları var ama bu kare kompozisyon açısından ders olarak anlatılabilecek bir kare.

11. Trent Parke

trent_parke_white-man

Surreal fotoğraflar ve Trent Parke… “Fotoğraflarda sürprizi severim” der belki de bu nedenle surreal fotoğraflar çekebiliyor. Yukarıdaki kare zaten pek bir açıklamaya ihtiyacı yok, ışığın yarattığı bir sürpriz ve insan algısıyla oynayan bir fotoğraf.Işıktan dolayı aşırı patlayan amcanın gölgesinin yerleşimi, düşük enstantane sonucunda oluşan motion blur (hareket bulanıklığı diye tercüme edilmiş), insanı şaşkına çeviren bir kare…

12. Martin Parr

martin-parr-4

Martin Parr için ne desem bilemiyorum. Beni en çok etkilemiş fotoğrafçıların başında gelir. Klasik fotoğrafın dışına çıkıp çektiği ve İngiliz mizahını fotoğrafla buluşturduğu sayısız proje. En büyük ilham kaynağı Tony Ray Jones gibi ingiliz sahil kesimini, daha da fazlası İngiliz orta sınıfı, taşrada değişen İngiliz yemek alışkanlıkları… Fotoğrafları gerçekten çok çarpıcı ve ham. Anlatmak istediği fikir ya da hissetmenizi istediği duygu neyse bunu rahatça verebilen bir sanatçı. Yukarıdaki fotoğraf, ülkece geçirdiğimiz bu rahatsız edici değişim nedeniyle empati kurabileceğimiz bir kare, insanların gariplikleri normalleştirmesi üzerine inanılmaz bir hikaye anlatımı.

13. Elliot Erwitt

erwitt

Sokak fotoğrafçılığı ve mizah dendiği zaman akla hemen gelen isim Elliott Erwitt. Bir diğer takıntısı da köpekler. Köpekler üzerine toplamda 3 kitap çıkartan Erwitt’in belki de en çarpıcı karesi.

14. Alex Webb

Nuevo Laredo, Mexico, 1996

Alex Webb, katmanların kralı -“king of layers” demek istemiştim, sanırım pek uymuyor-. Çok katmanlı ve kompleks fotoğraflar çalışmayı seviyor. Magnum Fotoğraf Ajansı’nın bir üyesi. 2 sene de İstanbul’da yaşıyor ve “hayatımın en katmanlı fotoğraflarını çektim” diyor. Bir noktada İstanbul’un kaotik yapısını güzel bir şekilde karelemiş diyebiliriz. Yukarıdaki fotoğrafta da kadrajın ne kadar güzel kullanıldığına, ne güzel doldurulduğuna ve fotoğrafın içindeki karanlık aydınlık dengesinin nasıl ayarlandığına dikkat edin! ön tarafta koklaşan çift ve arkalarındaki gölge kısım, derken güneş arka planı dolduruyor ve önünde gölgede kalmış ve çocuğuyla inanılmaz bir siluet oluşturan baba ve en sonda da yüzünü örten arkadaş. Beni en çok etkileyen fotoğrafçılardan birisi ve aynı şekilde en çok etkileyen, adeta ders niteliğinde bir karesi.

15. Josef Koudelka

FRANCE. Hauts-de-Seine. Parc de Sceaux. 1987.

Ara Güler’in dünyadaki en iyi fotoğrafçı dediği iki isimden biri. Aslen bir mühendis, ama İkinci Dünya Savaşı sonrası Sovyetler’in Prag’ı işgalini öyle bir belgeliyor ki. Sonrasında o fotoğraflar Magnum’un elinden dünyaya P.P (Prague Photographer) rumuzuyla yayılıyor. Ülkesini terk ettikten sonra bir daha dönüşü 1990 yılında, Sovyetler’in dağılmasıyla oluyor. Ülkesinden uzakta geçirdiği dönemlerde Koudelka elinde fotoğraf makinesi Avrupayı fotoğraflıyor. Yukarıdaki fotoğraf da birçok fotoğrafçıyı derinden etkilemiş belki de ilham vermiş fotoğraflardan birisi.

Bonus: Diane Arbus

image-68

“Garip” bir yaşantısı olmuş Diane Arbus’un. Evliliği ,nefret etmesine rağmen devam ettirdiği bir moda fotoğrafçılığına yönelik şirketi olan bir insanken, cüceleri, devleri, sirk insanları ve toplum tarafından çirkin ya da sürreal olarak adlandırılan insanları belgeleyen bir konuya yönelmesi, evliliği, depresyonu… Konularıyla çok derinlemesine bir bağlantı kurabilen ve bunu fotoğraflarına yansıtabilen bir fotoğrafçıydı. Çektiği bu fotoğrafta aslında bütün bu kişiliğini ortaya bir kare olarak Diane Arbus’un en akılda kalıcı işlerinden birisi diyebilirim.

Bu listede olması gerektiğini düşündüğünüz fotoğrafı ve hikayesini yazıp yollayın bu listeyi daha da büyütelim!

Sokak fotoğrafçılığı hakkında daha fazla şey öğrenmek için Sokak Fotoğrafçılığı Nedir? konulu yazıma, İstanbul’u bir sokak fotoğrafçısının gözünden anlamak için İstanbul’u en iyi anlatan 10 sokak fotoğrafı yazılarıma bir göz atın.

Kerem Nasipoglu

Social documentary & Street photographer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s