Boating Lake ve ckn visual

Alsında başlık ckn visual ve Boating lake olmalıydı. Çünkü birazcık blogun durumu hakkında bişeyler karalamak istiyorum. Bu yola başkoyduğumda (?!) bambaşka bir blog hayal ediyordum. İnsanları fotoğraf hakkında bilgilendirebileceğim, tecrübelerimi aktarabileceğim bir blog tasarlamıştım, arada elime geçen ekipmanları tanıtabileceğim, yaptığım seyahatleri koyabileceğim bir blog… Gelin görün ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Biraz tembellik, biraz zamansızlık. Bu blog iyicene seyahatname tadını almaya başladı. İçinde bir sürü fotoğraf (iyili kötülü, şakalı komikli) gittiğim yerlere dair ufacık tefecik bilgilerle doldu taştı. Yani blog kontrolümden çıktı. Artık sadece gittiğim yerlerde çektiğim fotoğrafları koyup hakkında 3-4 cümle bişeyler karalayabiliyorum. Aslıdna evet tembel bir insanım, ama ve evet şu aralar çok da yoğunum. Diyeceğim olarak bu site var olan formatıyla devam edicek, ama bunun yanında çok daha az güncelleyeceğim ve sadece sevdiğim fotoğrafları koyacağım bir blog daha açacağım. Çünkü (ne yazık ki) bu blog biraz çöplük halini almaya başladı (gerçekten böyle düşünüyorum). Çok fazla bilgi, çok fazla fotoğraf, çok fazla anı… Bu kadar fazla girip çıkanı var blogumun, ki blog açmaya karar verdiğimde hiç bir iddiam ya da hedefim yoktu. Hit almak gibi bir kaygım da yoktu. Açıkçası blogun (takip edilmesi demek biraz iddialı olucak o nedenle) bu kadar ziyaretçisi olacağını tahmin etmiyordum (aslında yok da… ama şu anki rakam bile beklentilerimin çok üzerinde) o nedenle bu saatten ve bu kadar emek harcadıktan sorna blogu kapamak saçma geldi. Ayrıca sağolsun ingilterede bulunduğum şu dönemde burdaki arkadaşlarım herşeyden ve herkesden fazla destek veriyolar fotoğraf konusunda bana ve bloguma. Keşke zamanım olsa ve daha çalışkan bir insan olsam da ingilizcesini de açabilsem blogun. Her neyse diyeceğim odur ki, artık sadece iyi işlerimin olacağı, daha temiz ve hatta belki de İngilizce bir blog açmamın zamanı geldi. Burdan gezidiğim yerler, elime geçen ekipmanlar ve fotoğraf hakkında bilgi verip, orda aslında sahip olduğum (?!!???) fotoğraf hünerlerimi sergilemeyi düşünüyorum (ben neymişim be abii iii iii).

Ayrıca uzun zamandır başka bir olay var kafamı kurcalayan. Fotoğrafa ile ilk haşır neşir odluğum zamanı hatırlıyorum. Amacım gittiğim, gezdiğim (günlük yaşantımdan olsun, gezdiğim gezdiğim yerlerden olsun) yerleri ölümsüzleştirmekti. Zaten fotoğrafın genel amacı ve mantığı da bu değil midir? Anı ölümsüzleştirmek. Konuydu, kompozisyondu derken, onbinlerce fotoğraf çektim… Derken yaşadığım şehir, İstanbula ne kadar aşık olduğumu, orayı anlamlı kılan diğer bir unsur: insanlarını keşfettim. Street Photography ya da Türkçe adıyla sokak fotoğrafçılığına merak saldım… Elimde kocaman dslr, bir dolu lens ile İstanbulu karış karış gezmeye çalıştım, oturduğum çevreyi, yaşantımı ve o dilim ile ilgili anları ölümsüzleştirmeye çalıştım. Şimdi bakıyorum da elimdeki dslr ile ne kadar tezat bir görüntü oluşturuyorum. Zaten hayatımda hiç bir zaman profesyonel olmak gibi bir amaç gütmedim, e elimde de lenduha gibi dslr (tamam kendisi hiç de profesyonel olmayan, gayet giriş seviyesi bir Nikon D80) ile fotoğraf çekme amacım hiç bir şekilde örtüşmüyor. Ne yaptım deli gibi filmli kompakt makineler aldım. Her neyse artık kararımı verdim. Bu koca dslr den kurtulup, ve elimdeki o güzelim fotoğraf makinesi kolleksiyonumdan kurtulup, her gün yanımda taşıyabileceğim, daha kompakt bir makineye geçmek istiyorum. Bu sepebten ötürüdür ki, Elimdeki fotoğraf makinesiyle lenslerimi elden çıkarmaya karar verdim. Hem böylesi aslıdna çekmekten daha keyif aldığım sokak ve şehir fotoğrafçılığına daha uygun.

Her neyse gelelim diğer bir konuya: Boating Lake. Haftasonu Poole’da inanılmaz bir hava vardı. Tuttum arkadaşlarımın kolundan yürüyüşe çıkalım diye. İyi de yaptım. Kaldığım yerin hemen yakınında Boating Lake diye bir yer ve çevresinde de hoşçana bir park var. Hemen evimden 5 dakika. Gittik bir güzel yürüyüş yaptık, tonla fotoğraf çektik… Yola çıkarken orda bol bol kazdı, ördekti karşılaşacağımı bildiğimden elimde odak uzaklığı enfazla olan lensim Nikon 50mm f/1.8 i almaya karar verdim. Böylelikle de hayatımın bir döneminde kuş muş falan da çekmiş oldum. Kuş fotoğrafı çekmedim demem artık.

Son olarak da elimde hala Canon EOS 500D duruyor. Ama hala Nikon D80’im ile karşılaştırma yapabilecek zaman bulamadım. Kullandıkça da bazı özelliklerine daha fazla ısınmaya başladım. Hala D80’imin tepkisine yaklaşabileceğini sanmıyorum. Ama gene de ilk kullanımımda biraz fazla kötülemiş olabilirim. Alıştıkça daha iyi gelmeye başladı.

Her neyse son gezimden kareler:

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kerem Nasipoglu

Social documentary & Street photographer

Boating Lake ve ckn visual’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s