2017 Notu: 2017 yılına geldiğimizde artık kompak makineler’de değişti. İçinde dev gibi sensörlerle cebimize girebilecek modellerden tutun da, DSLR boyutlarında 1 inç sensörlü gövdeler önlerinde süper hızlı dev zoom objektiflere sahip modeller piyasayı sallamaya başladı. Artık modeller ihtiyaçlara göre iyicene ayrıldı, ve her kullanıcının ihtiyacına cevap verecek modeller raflardaki yerlerini aldı. Bu yazıyı bundan 3 yıl önce kaleme aldım ve o günden beri çok şey değişti. Bu yazıyı editlemek yerine günümüzdeki modelleri kıyasladığım “DSLR vs Kompakt: Güncel modeller ile bir kıyaslama” yazıma göz atabilirsiniz.

dslr_vs_compact_2 copyDjitital devir ve fotorğafın çılgın gibi yayılması, artık cep telefonlarımız sağ olsun hiçbir anı kaçırmıyoruz… son dönemlerde çılgın gibi yayılan dslr lar ise bambaşka bir konu. Neden insanlar dslr almayı seçiyor? Neden cep telefonu, ya da ufacık minicik içi dolu turşucuk, her yere taşıyabileceğiniz kompakt makineler varken, insanlar o dev boyutlarda, pahalı dslr lara yöneliyorlar. Arada gerçekten çok büyük fark var mı? işte bütün hepsini bu yazıda ele alacağım.

Kendimi profesyonel bir fotoğrafçı olarak görmüyorum. Bunun birinci nedeni, hayatımı fotoğraftan kazanmıyorum, ikinci olarak da profesyonel sayılabilecek bir ekipmanım yok. Ne kadar yurt içinde ve dışında fotoğrafçı olarak işler aldıysam da, öncelikle hayatımı fotoğraftan kazanmak gibi bir niyetim yok. Peki neden profesyonel sayılabilecek pahalı ekipmanlara yatırım yapıyorum? Çünkü bu benim hobim, hayattan keyif alma yöntemim! Çünkü ben fotoğraf çekmeyi, hayatımı fotoğraf aracılığıyla belgelemeyi, ve bütün bu işlemleri yaptığım ya da yapabileceğim ekipmanları incelemeyi seviyorum. Yani fotoğraf benim için bir iş olmasa bile, hayatımın büyük bölümünü doldurduğum bir uğraş, ve düşünüyorum da hayatımda fotoğraf olmasaymış, önemli ya da önemsiz, bir çok insanla tanışmayacak, gördüğüm birçok yeri göremeyecek, daha da önemlisi, fotoğraf sayesinde kazandığım detay duygusuna hiçbir zaman sahip olamayacaktım, belki de hepsi olacaktı da ben şu an boş boş şeyler yazıyorum…

Ne yazık ki fotoğraf ayağa düştü diyebiliriz günümüzde. Herkesin bir fotoğraf makinesi var diye demiyorum bunu, bu tam tersine güzel bir şey. Fotoğraf ayağa düştü çünkü, hiçbir kompozisyon ya da ışık bilgisi olmadan insanlar ben profesyonel fotoğrafçıyım diyebiliyorlar. Kötü bir ışık, kötü bir kadraj, ve kötü bir sunumla, insanlar fotoğraftan para kazanabiliyor artık, işte bunun en büyük nedeni de, dijital devrim ile profesyonel iş yapılabilecek makinelerin artık çok ucuza elimize geçiyor olması. Ama dediğim gibi elinizdeki makine, önündeki lensi kaç piksel çözünürlükte olursa olsun, ekipmanınız ne kadar pahalı olursa olsun, yukarıda saydığım konular hakkında fazla bir bilgi ve birikiminiz yoksa, elde edeceğiniz sonuç kaliteden ve estetikten o kadar uzak olacaktır.

Peki neden insanlar o büyük makinelere bu kadar para bayılıyor? Neden bu ekipmanlara bu kadar para bağlıyorlar. Bir çok insan biliyorum, sadece facebook’una ve flickr’ına fotoğraf koymak için bu kadar masraf yapıyor. Peki gerçekten gerekli mi? Yani daha ufak sensörlü kompakt bir makineden elde edilen sonuç gerçekten dslr dan elde edilen sonuçtan o kadar farklı mı?

Öncelikle hem dslr hem de kompakt makinelerin hem artı hem de eksilerini sırasıyla yazmak isterim.

DSLRlar

+Görüntü kalitesi

+Enstantane ve diyafram gibi ayarların manuel olarak ayarlanması

+Çok fazla çeşitli lens bulunabilmesi

-Boyutu

-Fiyatı (sadece body alırken verdiğiniz para da değil, yeni ekipman alırken çok daha fazla para verek gerekiyor)

Kompakt makineler

+Boyutları

+Fiyatı

+Hiçbir yatırım yapmadan çokyönlü bir ekipmanınızın olması

-Görüntü kalitesi

-Önüne takılı olan lense mahkum olmanız

-Fotorğaf çekerken DSLR kadar esneklik sağlamaması

Alsında yukarıda yazıdklarım bütün kompakt makineler için geçerli değil. Piyasada o kadar çeşit ve kişiye yönelik makine türedi ki… Düşünürseniz Sony RX1 de kompakt bir makine, Canon powershot serileri de…

Peki fotoğraf makinesi alırken neye dikkat etmek lazım. Öncelikle bir fotoğraf makinesinden neler bekliyorsunuz? Bu soruya cevap bulduğunuzda nasıl bir makineye ihtiyaç olmanız gerektiğini %70 cevaplamış oluyorsunuz. Gerisi de piyasadaki modellere ve de bütçenize kalıyor.

Ben fotoğrafa başladığımdan beri çok çeşitli makine ve ekipmanlar kullandım. Kimi tercihlerim doğruydu, kimileri ise yanlış, işte bütün bu doğru ve yanlışlardan yola çıkarak şu anda nasıl bir ekipmana gereksinimim olduğunu çok daha iyi anlıyorum. Siz de yeni bir şey alacağınız zaman beklentilerinizi sıralayın ve buna göre bir seçim yapın.

Elimde iki tane dijital kompakt ve bir tane de dijital slr ım var. Elimdeki bu makineleri kıyaslamamın sizlere daha iyi ışık tutacağı inancındayım.

Görüntü Kalitesi

Günümüzde dijital slr ların büyük çoğunluğu ya APS-C boyutlu ya da fullframe sensör kullanmaktadır. Yani büyük boy sensörler. Fotoğraf makineleri için ne kadar büyük o kadar iyi diyemesek de, sensörler için ne kadar büyük o kadar iyi görüntü kalitesi diyebiliriz. Şİmdi piyasada bulabileceğiniz DSLR lar dediğim gibi ya APS-C ya da full frame sensör kullanmaktadır. Full frame sensörler APS-Csensölerin iki katı boyutta (35mm film boyutunda), bu sayede daha fazla ayrıntı barındıran, keskin fotorğaflar elde edilebiliyor.Atıyorum çekitiğiniz bir fotoğraftan poster boyutunda baskı alacağınız zaman bu farkı çok daha iyi anlayacaksınızdır. İşte bu nedenden ötürüdür ki, profesyonel fotoğrafçılar, genelde ya Medium format ya da full frame makineler tercih etmektedirler. Ama bu demek değildir ki küçük sensörlü makinelerle profesyonel iş yapamazsınız.

Nikon D80 Tokina 12-24 f4
Nikon D80 Tokina 12-24 f4
Panasonic FZ7
Panasonic FZ7
Nikon %100 crop
Nikon %100 crop
Panasonic %100 crop
Panasonic %100 crop

Görüntü kalitesini etkileyen bir diğer faktör ise kullanılan lens. Lens ne kadar keskin, renkleri ne kadar iyi alıyor vs… ALttaki fotorğaflardan birtanesi Panasonic diğeri de Nikon DSLR ile çekilmiştir.  Zoom yapmadan bile Nikon DSLR’ın görüntü kalitesinin Panasonic in ne kadar üstünde olduğunu anlayabiliyorsunuz. Fakat gündüz çektiğiniz fotoğraflarda bu fark o kadar da göze çarpmayabiliyor.

Nikon D80 uzun pozlama
Nikon D80 uzun pozlama

 

Nikon D80 uzun pozlama
Nikon D80 uzun pozlama

 

Panasonic DMC-FZ7 uzun pozlama
Panasonic DMC-FZ7 uzun pozlama

İşte bu saydığım özellikelrden yola çıkarsak:

DSLR’lar hem lensleri değiştirilebildiği ve kaliteli lenslertakılabildiği için, hem de daha büyük sensörler barındırdıkları için daha yüksek kalite ve çözünürlükte sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu arada makinelerde yazan megapikseller en büyük yanılgıyı oluşturuyor. Ne kadar yüksek megapiksel  o kadar iyi görüntü demek değildir. 16 megapiksellik kompakt bir makine 10 megapiksellik bir dslr dan daha iyi bir sonuç veremez (Burda ayrı bir parantez açmak istiyorum, piyasadaki Fujifilm X100, Sont RX-1, Canon G1 X gibi makineler kompakt olmalarına rağmen içlerinde çok büyük sensörlerle birlikte üzerlerinde çok kaliteli ve hatta sadece o makineye özel rüetilmiş lensler barındırmaktadırlar).

Boyut

Başka bir yanılgı: Büyük iyidir. Hemen Chase Jarvis’in sözü aklımıza gelsin: “En iyi kamera yanınızda olandır “. Evet siznle her zaman sorunsuz şekilde taşıyabileceğiniz, ve de dilediğiniz ayarları en iyi şekilde yapabileceğiniz kamera gerçekten en iyi kameradır. Özellikle benim gibi dslr kullanıcıları bu dediğimi daha iyi anlayacaklardır. Yanınızda çoğu kompakt makinenin 4-5 katı ağırlığında, ve 5-6 katı büyüklüğünde DSLR taşımak zaman zaman sorun yaratacaktır. O makineyi her zaman yanınızda taşıyamayabilirsiniz. Çünkü ağır ve büyüklerdir. Buna karşılık cebinizie sığacak bir makine ya da cebinize sığmasa bile çantanıza atıp, hem ağırlığını hissetmeyeceğiniz hem de kefile her daim çıkartıp çekebileceğiniz ufak bir kamera her zaman daha avantajlıdır. Bu yönden diyebilirim ki, kompakt makineler DSLR lardan daha avantajlıdır.

Kullanım rahatlığı

Kullanım rahatlığından bahsederken, bir fotoğraf makinesini otomatik moda alıp fotorğaf çekmekten bahsetmiyorum. Bir anı çekereken, o anı yakalamak için, kameranınızın yanınızda olması yanında, istediğiniz enstantane, diyafram ve ISO gibi ayarları rahatça yapabileceğiniz bir kameranızın olması da önemlidir. Çekiceğiniz fotoğrafı en uygun şekilde pozlamak için menüler ile boğuşmak hem sizin sinzir katsayınızı arttıracaktır hem de çekmek istediğiniz o “an” ı karçımanıza sebep olacaktır. DSLR lar, ayarlara kolay erişebilirlilik yönünden çoğu kompakttan daha iyi olsalar da, piyasda fotoğrafçılara yönelik bu ayarların aynı dslr’larda ki gibi kolay erişlebilir olduğu kompakt makineler de vardır. Örnek vermek gerekirse aklıma ilk gelenler: Fujifilm X20, Fujifilm X100, Canon G15, Canon G1 X, Nikon P7700, Nikon A, Ricoh GR, Olympus XZ-2, Panasonic LX 7, Panasonic LF1

Çok yönlülük

Çok yönlülük derken, fotoğraf makinesinin eş zamanlı olarak evi toplaması ya da, yemek yapmasından bahsetmiyorum. Fotoğraf çekerken Makinenin önündeki lens sizin yapabileceklerinizi oldukça arttırır. Lensin etkileri derken, odak aralığı ve diyafram açıklığı ilk aklıma gelenler. Daha geniş diyaframa sahip lensler yani hızlı lensler, sizin geceleri, düşük ışıkta daha yavaş bir esntantane değeriyle fotoğraf çekmenizi sağlar. Bu da daha düşük bir iso değeri kullanmanıza olanak sağladığı için daha keskin fotoğraflar ve de daha net fotoğraflar çekmenizi sağlayacaktır. Yavaş bir enstantane değeri ile, makine sizin el titreşimlerinizden çok etkilenecek ya da hareket eden insanları flu çıkaracaktır. Elinizin titremesinin sizin çekeceğiniz fotoğraflara yansımamasını istiyorsanız da tripo şart diyorum.

Nikon D80, TOkina 12-24 f/4, Londra 2013
Nikon D80, TOkina 12-24 f/4, Londra 2013

Daha geniş odak aralığı demek, daha fazla zoom imaknı demek. Yani geniş açıdan dar açıya, elinizde tek bir lens ile bir çok opsiyonunuz oalcaktır. Bir seyahate gittiğiniz zaman, Çok uzaktaki bir olay ya da bir görüntüyü çekmek istediğiniz zaman, elinizde eğer geniş odak aralıklı bir zoom lensiniz varsa, oraya yaklaşmadan, zoom yaparak o görüntüyü çekebilirsiniz. Bunu için gezsi fotoğrafçılığı için genelde geniş odak aralığına sahip lensler ya da lens kullanan kameralar tercih edilir. Ama bir zorunluluk değildir. Aşşağıdaki fotoğraflardan birisi Panasonic diğeri ise Nikon ile çekilmiştir. Nikon D80 + 50mm f/1.8 ile çekilmiştri. Nikon ile çekilmiş fotoğrafı bu hale getirmek için aşırı bir crop yaptım fakat panasonic için fazla crop yapmama gerek kalmadı. İşte sonuçlar:

Nikon D80
Nikon D80
Panasonic Lumix dmc-fz7
Panasonic Lumix dmc-fz7

Aşşağıdaki fotoğraflarda Panasonic ile ne kadar fazla yakınlaştırma yapılabileceğini görüyorsunuz:

P1130524 copyP1130525 copy

Günümzüde, SLR görünümünden dolayı, boyut olarak SLR lardan daha ufak, ama sıradan kompakt makinelerden de daha büyük olan, bizlere sabit bir lens ile çok genişb ri odak aralığı sunan ismini SLR lara benzerliğinden dolayı SLR Like olarak da almış Bridge kameralar vardır. Bunlar, hem dslr lar gibi ayarlara kolay erişim sağlarken, hem de size tek bir lens ile geniş bir kullanım aralığı sunmaktadır. Hatta olayı iyicene abartmışlardır ve 60x zoom yapabilen kamera çıkartmışlardır piyasaya.  Panasonic DMC-FZ70 üzerinde 20-1200 mm ye denk görüş açısı veren bir lens barındırmaktadır üzerinde. E bu lens ile geniş açı manzara da çekersiniz, yıldız da çekersiniz ya da çok ilerinizdeki bir arabanın plakasını da çekersiniz. Fakat bu aşırı zoom olayı, lensinizin yüksek odak değerlerinde yavaşlamasına neden olur. Gene Panasonic in bir kamerası size f2.8 sabir diyafram vermektedir. Bu da ne kadar zoom yaparsanız yapın elinizin altında hızlı bir lens olacak, ve daha az ışığa ihtiyaç duyacaksınız demektir (modelin adı Panasonic DMC-FX 200).

Fakat şunu da unutmayın ki, ne kadar fazla zoom, o kadar düşük kalite.

Bir diğer unsur da macro’dur. Yani çok yakından bir objeyi çekebilmeniz. DSLR lar da ekstradan bir macro lens almanız gerekir ki bunlar gerçekten çok pahalıdır, fakat her kompakt makinenin macro modu vardır ki, yeni makinelerde macro moduyla birlikte bir objeye 1cm yakından netelyip çekebilirsiniz. Altta da görüldüğü üzere, Panasonic in macro modu ile ektra bir masraf yapmadan bu kareleri çekebiliyorsunuz. İtiraf etmek gerekitse, bu kareleri çekmek için, Panasonic’in önüne Nikon 50mm’yi ters gelecek şekilde Panasonic in önüne koydum ve görüntüdeki süper macro fotorğafları çektim. Çakının üzerindeki o deformasyonu çıplak gözle görmenizin imaknı yok.

Panasonic Lumix dmc-fz7 + Nikon 50mm f1.8
Panasonic Lumix dmc-fz7 + Nikon 50mm f1.8
Panasonic Lumix dmc-fz7 + Nikon 50mm f1.8
Panasonic Lumix dmc-fz7 + Nikon 50mm f1.8

macro_pana_001_2

Son dönem çıkan akıllı kameralar da aslında çok yönlülüğe doğrudan etki etmektedir. Bu kameralar ile aynı tabletlerde olduğu gibi internete girebilir, ve çektiğiniz fotoğrafları sosyal medyada yayımlayabilirsiniz.

Sonuç

Özetlemek gerekirse, sadece arkadaşlarınızın fotorğaflarını çekeceksiniz diye ehr yere bir dslr taşımak bence çok akıl karı değildir. Bunun en büyük nedeni hem o kadar yüksek kalitede fotorğaflara ihtiyaç duymayacak olmanız hem de yanınızda o dslr ı taşımanın büyük bir külfet olacak olmasıdır.

Piyasada her türlü ihtiyaç ve bütçeye göre kameralar mevcut günümüzde, ve dijital kameraların bu kadar yaygınlaşması sonucu, fiyatları da gayet uygun. Şunu da unutmayın ki, daha kaliteli fotorğaf makinesi sizin çektiğiniz fotoğrafları daha kaliteli yapmayacaktır. Sadece büyüttüğünüzde daha çok ayrnıtı verecektir ama gene de görecek olan sizin gözünüz, düşünecek olan sizin beyniniz, ve deklanşöre basacak olan sizin parmağınızdır.

9 thoughts on “DSLR vs Kompakt kamera

    1. Burada manuel pozlamadan bahsediyorum, yani ışık ölçümünün okunup enstantane, diyafram ve ISO ayarlarının elle yapılması. Bunun için de temel fotoğraf bilgisinin olması lazım. Ama öğrenilmeyecek zor bir şey değildir kendisi.

      Beğen

  1. Ben de görüş yazayım…
    Kameralar üzerine kurulmuş şu güzel kompozisyonu tesâdüfen görüp okumuşumdur. Eski bir fotoğrafçı olarak, nâçizâne, kendim de bu aynı görüşteyimdir. Yâni… Kesinlikle, benden iyi fotoğrafçı olacağını düşündüğüm Yazar’ın konuyu ayrıntıya boğmamış şu makâlesi, pekâlâ da faydalı olmuş bulunmaktadır.
    Diğer yandan da, kendim hâlen yetmişyediyi yaşayan bir emekliyimdir. Fotoğraf geçmişimse ellibirinci yılında olup, bunu neredeyse bırakmışken, şu son on yıldır dijital kameralarla geri dönmüş bulunuyorum.
    Şimdi ben de, aynı konu, yâni kameralar üzerine bunların kullanımı açısından kendi tecrübemi yazıp, ilgili birilerine faydalı olmaya çalışayım…
    Elimdekilere gelince… En iyilerinden üç like (manuel imkânı veren Kodak P880, Kodak Z1015 ve Fuji HS10) ile kompakt Nikon S2700, Olympus D745 ve iki de Sony W350 ve W570 kompakt kameralara sâhibimdir.
    Önce mükemmel fotoğraflar çeken Schneider objektifli Kodak P880, sıfır alındıktan üç yıl kadar sonra, birdenbire bulanık çekmeye başlamıştır. Servis eliyle onarımıysa, neredeyse yenisi kadar bir parayı gerektirmiş olup, hâlen evimde âtıl bir hâlde durmaktadır. Zeiss mercekli Sony’lerse, kezâ iyi fotoğraflar çekerlerken sık ve uzun süre kullanım sonucu olsa gerektir, bir-iki yıl arayla bellek kartlarını almaz olmuşlardır. Yâni bu kartı geri tepmektedirler. Makinenin kapağı, kartı iyice bastırıp yerine oturtamadığından, onlar da kezâ bir kenara konulmuş bulunmaktadırlar.
    Eldeki sağlamlardan, otomatik olarak RAW çekebilen Schneider objektifli Kodak Z1015’in fotoğrafları, hayret edilecek kadar net ve güzeldirler. Ancak, bunun 28 mm’lik geniş açısı ile 20 cm’lik makro uzaklığı, gerektiği yerlerde yetersiz kalmaktadır. Onbeş derecelik zumuysa, diğer fotoğrafında olduğu kadar iyi olup tatminkârdır.
    Otuz derecelik zumu, bir cm’lik makro, 24 mm’lik de geniş açısı ve diğer özelliklerinden dolayı seçerek almış olduğum Fuji HS10, aldığı ödüllerle esâsen dünyâ çapında bir makinedir. Önceki Kodak gibi, amatörler için bu dahi çok iyi bir seçimdir, diyebilirim.
    Bir sigara paketi boyutundaki, kompakt Nikon S2700 ve Olympus D745 da, bir hayli net ve güzel fotoğraflarıyla amatörlere tavsiye edebileceğim kameralar olacaklardır.
    Son olarak şu notu da ekliyorum… Elimden geçmiş iki kompakt makine daha olmuştur. Bunlardan Rollei 122’nin notu da tamdır; doğrusu çok iyi fotoğraflar çekmiştir. Samsung ES95 ise, normal ışıkta eh, fakat gece çekimleriyle bir felâkettir !
    Tecrübelerime dayalı bu bilgileri, ihtiyâcı olacak amatörlere arz ve nakletmiş olayım.

    Liked by 1 kişi

    1. Tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Açıkçası Kodak’ın herhagi bir fotoğraf makinesini kullanmamıştım ve ön yargılıydım, yorumlarınız beni şaşırttı açıkçası. Kodak’ın pazardan çekilmiş olması üzücü…

      Beğen

    1. Çizmek zaten fotoğraf için de önemli. Perspektifi daha iyi algılayabilmek, grafik olarak daha iyi okuyabilmek, … ve hatta kara kalem ile gölge gibi fotoğraf için önemli unsurları geliştirebiliyorsunuz.

      Beğen

  2. Öncelikle teşekkür ederim, makalenizi sıkılmadan, bunalmadan, keyifle okudum. Oldukça faydalı bir yazı olmuş, emeğinize sağlık…

    Ben yaklaşık 6 aydır FUJIFILM Finepix S200EXR kullanıyorum. Kendisi, piyasaya bir kompakt makine olarak çıkmış olsa da büyüklüğü ve kullanıcıya manuel Aperture (Diyafram), Exposure Time (Enstantane) ve ISO ayarlama imkanı vermesi itibariyle daha çok bir DSLR kamerayı andırır. Günümüz (11 Aralık 2016’da yazıyorum bu yorumu) teknolojisi itibariyle yüksek ISO değerlerinde bile çok daha net çekimler yapabilen makineler olsa bile; FinePix S200EXR, hem amatör fotoğrafçılara hem de hobi olarak fotoğraf çeken, ortalamanın üzerinde bilgi ve tecrübe sahibi olan fotoğrafçılara fazlasıyla tatmin edici bir performans sunacaktır.

    Kat’îyen reklam yapmak gibi bir gâyem yoktur, amacım DSLR mı yoksa Kompakt makine mi alacağı konusunda kararsız kalan arkadaşlara yardım etmek, bir tavsiye vermektir.

    Keyifli bir gün geçirmeniz dileğiyle… 🙂

    -Bilâl Bozdemir
    (Bana bozdemir43100@gmail.com veya usamebilal@hotmail.com adreslerinden ulaşabilirsiniz.)

    Beğen

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Ben de zamanında DSLR’ım olmasına rağmen Samsung’un ufak bir kompakt makinesini kullanıyordum. Sanırım PL20 gibi birşeydi. Bir kere hiç bir DSLR cebinize giremez. Cebe girebilen bir makine de her zaman büyük avantajdır. O nedenle makinem kırılana kadar büyük bir keyifle kullannıştım ve güzel sonuçlar elde etmiştim. Bu yazıda da zaten her iki tür makinenin avantajlarını ve dezavantajlarını yazmaya çalıştım. Kim hangi tür makineyi seçecek olursa olsun, ihtiyaçlarını dorğu belirlerse zaten pişman olmaz. Fuji’nin zamanında çıkardığı EXR serisi zaten muadillerine göre üstün performansıyla sıyrılıyordu. Taa o zamandan Fuji’nin güzel işler çıkaracağı belliydi.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s